BABA MALI
Bir eli yağdadır, bir eli balda,
Ateşten habersiz, közden habersiz.
Baba malı ile gidiyor yolda,
Yokuştan habersiz, düzden habersiz.
Beyaz ayakkabı çamur görmemiş,
Kimseden çekinip hesap vermemiş,
Hayatında tek bir tuğla örmemiş,
Soğuktan habersiz, buzdan habersiz.
Alın teri döküp mal kazanmamış,
Gönül huzuruyla hiç uzanmamış,
Tarhana aşına ekmek banmamış,
Şekerden habersiz, tuzdan habersiz.
Şefkatle bir yüze gülmez beyimiz,
Bütün ekmeğini bölmez beyimiz,
Toprak kokusunu bilmez beyimiz,
Harmandan habersiz, tozdan habersiz.
Ben diyor da başka kelâm bilmiyor,
Gönüldeki kibir kolay ölmüyor,
Aşağı bakmıyor, selâm almıyor,
Birlikten habersiz, bizden habersiz.
Her insan nefsini düşünüp yaşar,
Pervaneler gibi ateşe koşar.
Rızkı veren bilir kime ne düşer,
Yokluktan habersiz, azdan habersiz.
Elden ele gezer pul dedikleri,
Yıpranır, yırtılır çul dedikleri,
Elbet bir gün ölür kul dedikleri,
Tabuttan habersiz, bezden habersiz.
Nûrfânî'm ateşe odun dayanmaz,
Aşk nârında pişen ateşte yanmaz.
Hakk dilemeyince gönül uyanmaz,
Ayetten habersiz, cüzden habersiz.
***



















