VİSAL
Dünyalık arzuları bir ucube put sayıp
İçimdeki İblisi devireceğim bugün
Sevdamı bir dervişin şiarıyla kutsayıp
Kirlenmiş benliğimi kırk suda boğacağım
Yüzümü bir rahmete çevireceğim bugün
Ben bende bir kez ölüp sende bin doğacağım
Pusatlanırken aşkı tövbekar itaatler
Ebabil kisvesiyle can uçacak firazdan
Zamanın memesinden düş emerken saatler
Küçük bir gülüşünden bin umut sağacağım
Bir vaveyla saracak kainatı birazdan
Ben bende bir kez ölüp sende bin doğacağım
Kırk yıldır sol göğsümde uyuyan yığınağa
İsmini fısıldayıp kaçacağım aniden
Ruhum teslim olacak aşk denen sağanağa
Gönlüne yedi iklim dört mevsim yağacağım
Belli edip farkımı cemi cümle faniden
Ben bende bir kez ölüp sende bin doğacağım
Kadim aşklardan kalma melun hıçkırıkları
Abdestsiz ve namazsız gömeceğim kurgana
Ve kırgın yüreğimden toplayıp kırıkları
Atiye el değmemiş hayaller yığacağım
Üstelik dünü asıp boynumdaki urgana
Ben bende bir kez ölüp sende bin doğacağım
Ey yorulmuş gönlümün beklenilen visali
Ey Kitabul Kadarde yazılan açık hüküm
Madem sen Züleyhasın ben de Yusuf misali
Zindanlara sığmazken gönlüne sığacağım
Varsın çoğalsın şimdi omuzumdaki yüküm
Ben bende bir kez ölüp sende bin doğacağım
