OLMAZ
Şöyle gâfil gezerim âlemi irşâd eden olmaz
Kime derdim dökeyim gönlümü âbâd eden olmaz
Niye feryâd ede bülbül neden açsın o güzel gül
Açmasın boş yere sümbül dili hiç şâd eden olmaz
Bu gönül âşık-ı Leylâ okuyor hep kara sevdâ
Olsa ırmak ya da deryâ onu üstâd eden olmaz
Kimi ayyâr kimi ağyâr bizi kimden sora ol yâr
Sînemiz olsa da pür-hâr yine imdâd eden olmaz
Niye düşkün çöle Mecnûn dağa Ferhâd niye meftûn
Ayrılık âşıka kânûn bilirim yâd eden olmaz
Dil-i cânâna girilmez leb-i şîrîne erilmez
İstesen can da verilmez desen âzâd eden olmaz
Yola çıkmış yine kervân gider elden Seferî cân
Önü hicrân sonu hüsrân diye feryâd eden olmaz
(Gazel)
