MÜEBBET
günler geceler müebbet geçiyor
içimde çırılçıplak uzanmış
hayatıma ışınlandığın o geceden kalma
kendinden korkan bir hayvan var
bir telaş bir panik sokaklardayım
cebimde yeşil mürekkepli günceler
düş ile gerçeğin tam ortasındayım
nasır tutmuş bir hayalsin beynimde
inkâr neye yarar
hiç bitmeyen bir yolculuk sanki
ölüm ile sevda arasında yaşamak
yağmur kokuyor Mustafa’nın çayları
kulaklarımda çınlayan bir çift söz
“boş ver” diyor, “hayatta her boy aşk var”
İsmet Baba'dan kalmış olmalı
sözler yüzleri esir ediyor
sıkı bir küfür gibi savruluyor anılar
özledim turfanda aşk kokan dudaklarını
lodos yemiş bir vapur gibi ağlıyorum
şehir boşaldı hayaller kimsesiz kaldı
tanıdık bir ses gibi sis düdükleri
mekânım yosun tutmuş kaldırımlar
deliksiz düşler kuracağım şimdi
***
