YÂR BİZE KALSIN
Siz buyurun beyler, kurulun başa.
Buyruk sizin olsun, ter bize kalsın.
Kurulsun sofralar bir baştan başa,
Yastığı taş olan, ser bize kalsın.
Gözünüz doymadı mülke, paraya,
Merhem olmadınız hiçbir yaraya,
Altın kuyruğunda girin sıraya;
Vatanı koruyan er bize kalsın.
Bu nasıl bir iştir, aklım almıyor,
Çalan götürüyor, bize kalmıyor,
Kepçe taşırıyor, kaşık dolmuyor;
Özünü siz yutun, zar bize kalsın.
Büyüdükçe büyür gaflet denizi,
Yalnızlığa mahkûm ettiler bizi,
Yanıyor yüreğim dert dizi dizi;
Bahar yaz sizlere, kar bize kalsın.
Dereler, tepeler ulaşır düze,
Elbet bu kış biter, çıkarız yaza,
Bayrağın gölgesi cennettir bize;
Toprağın bağrında sır bize kalsın.
Usta konuşmadan, çırak başlamaz,
Nadanın sohbeti, kalbe işlemez,
Müslümanım diyor, farzı beşlemez,
Hak yolun çilesi, zor bize kalsın.
Kalpler adaleti, boşarsa eyvah!
Yetimin gözyaşı, taşarsa eyvah!
Küfrün atı çağı, aşarsa eyvah!
Cihat meydanında, tîr bize kalsın.
Nûrfânî’m, kimseye değildir sözüm,
Benim herkes kadar karadır yüzüm.
Dünya kemendinden kurtulsun özüm,
Vuslat âleminde yâr bize kalsın.
***
