GİZEM KAPISI
Kapkaranlık koyu mu koyu bir siyahlık içinde belki kimsenin göremediği sadece bana has yıldızların aydınlattığı bir dünya; karşıdaki gizemli kapının ardındaki kuytuluk. Bir adım atsam zifiri karanlık yerini, çıplak bedenimi yıldız yağmurlarıyla saracak sulu sepkenlere bırakacak.
Dar bir geçit; bedenim girse duygularım bu yakada, duygularımı önden şutlasam bedenim zorlanacak. On ay dile kolay, Işıl Işıl sanki bir karnaval, aylardan kıymık kıymık kopan yıldızlar senkronize bir biçimde arka arkaya birbirlerine saygılı, parçalanıp kar taneleri biçiminde ışıltılar saçarak gökyüzünün doğal sessizlik senfonisi eşliğinde, büyülü bir elin yardımıyla birbirine değmeden meydanın parke taşlarına kristal bardağın mutfakta tezgahtan düştüğüne benzer sesler çıkararak düşmekte. O kapkara evren birden gerçekliğine kavuşuyor, ışıltılı bir kentin en civcivli sokağına, caddesine dönüşüyor.
Kalbim zorda olsa karanlıklardan umuda, barışa açılan kapının kilidini çevirerek yepyeni bir hayata tik taklıyor.
