BİR TEK SEN BİLECEKSİN
Bir gün duracak benim için saatler
Bir gün iki tarih arası matematiksel bir işlem kalacak benden geriye
İsmimi okuyanların hiç biri bilmeyecek beni
Bir tek sen
Gözlerini düşürüp uzaklara
Gözlerimin üstünden öpeceksin beni
Unutulacak benden kalan ne varsa
Belki tozlanmış sayfalar
Bir köşeye sıkıştırılmış kitaplar içinde kalacak şiirlerim
Bir tek sen bileceksin o şiirlerin hikâyesini
Ve bir tek sen gözlerine düşen o hüzün bulutlarının arasından uzanıp öpeceksin yüreğimin üstünden.
Belki yanı başından geçen bir çift
Benden hatırladığın bir şeyi söyleyecekler bir anda beni bilmeden
Belki adam sevdiğine iyi ki varsın
Deli kız deyip sarılacak bir anda
Kim bilir
Ama illa ki
Yalnız senin bildiğin bir hikâyede geçecek adım
Derin bir ah içinde rüzgâra çalıp nefesinin rengini
Öpeceksin ismimin üzerinden
Sonra bir gün yolun düşecek yaşadığım o kadim şehre
Yüzyılların gülümseyen silüetlerini bile görmeyecek gözlerin
Ne denizin mavisi soğutacak içini
Ne şehrin iki yakasına inci birer gerdanlık gibi bağlı köprüler
Belki toz toprak
Belki gözlerini yakan o bulutları gizleyen bir yağmur altında
Uzanıp öpeceksin toprağımın üstünden
Senden başka hiç kimse bilmeyecek
