AŞİKÂR / 2024 TRUVA EDEBİYAT DERGİSİ 1. ŞİİR YARIŞMASI BİRİNCİSİ
Bir anlık bir hicranda her dem olurken nalan,
Yürekte bir esrarım anahtarı “hiç” olan.
Rüzgâr estiği zaman bağrı ateşle dolan,
Arifler bilir beni, kaç sineye nar oldum?
Vefalı gönüllerde böyle aşikâr oldum.
Bazen fark edemeden yakınlar olur uzak,
Bazen bir nefes için dar gelir kızıl şafak.
Meşakkatli bu yola çıkarken yalın ayak,
Eyüp Peygamber gibi sabredene yâr oldum.
Vefalı gönüllerde böyle aşikâr oldum.
Belki kanlı gözlerden düşerim baran ile,
Belki günü ararım dertli Kehkeşan ile,
Ahvalimi dökemem öyle her lisan ile,
Taştım seller misali, Hallacı’ya dar oldum.
Vefalı gönüllerde böyle aşikâr oldum.
Her saniye tekerrür etsem de niyazımı,
Firkat teşebbüs eder kesmeye avazımı,
Söndüremez kar benim parlayan alazımı
Gülün yapraklarında bülbüle efkâr oldum.
Vefalı gönüllerde böyle aşikâr oldum.
Bir inciye benzerim, can bulurum nisanda,
Âşığın her halini ettiği o beyanda,
Ben gelince yürekler alev alır bir anda,
Şemin aydınlığında pervaneye har oldum,
Vefalı gönüllerde böyle aşikâr oldum.
Kerem’de rücu etti her şey aslına yine,
Ferhat ile kanarken sudaki bir ayine,
Mecnun’a çöller oldu en kıymetli hazine.
Asırlar boyu yalnız sadakatle var oldum,
Vefalı gönüllerde böyle aşikâr oldum.
