ZAMANIN DİLİ
Yelkovan yaz boyu koşturur
Eylülde akrebe yetişir
Bir selamlaşıp geçer
Akrep serin günleri karşılar
Sarı yapraklarda eğleşir
Griye boyanan gökyüzünü izler
Kendi şarkısını söyler
Salınan bulutların üzerinde
Yelkovan rüzgârlara kapılır
Kasırgalar bir topaç gibi çevirirken
Siliktir her şey
Kartpostallık manzaralar
Palyaço burunların yalnızlığı
Yalnız kaldırımlara sığınır
Üşüyen parmak uçları
Sıcak bir nefesle buluşur
Zamanı arşınlayan
Bir kısrak gibi başıboş
***



















