YOKLUĞUN ECELİ VAR DUDAKLARIMDA
Sorma şimdi nerde olduğumu,
Ben yaşadığım bu günü unuttum.
Hiçbir şey kalmadı hatırımda anacak
Ne yeşil ne mavi ne toz pembe.
Kendimden kaçtım hep bucak bucak.
Şiirlerimde kan kustum seni anlatırken.
Melankoli gibi dizilere sarhoş oldum,
Kapıldım bir tufana gittim ardın sıra.
Tel tel döküldü saçlarım peşinden.
Avuçlarımda, hasretinin yangını alev alev,
Ne acılara düştüm bir bilsen?
Bazen sokaklara haykırdım mutsuzluğumu,
Hep gözü yaşlı gezdim durmadan.
Kendi kendime, şarkılar söyler oldum.
Her gelen geçene anlattım seni,
Öylesine boş gözlerle baktılar ki
Anladım duyan yok beni.
Gecelerden istedim, gündüzlerden kaçırıp
Yıldızlara avuç açtım, gözlerini dilendim.
En ağrılı zamanımın ilacıydın sen
Ne gecelerden bir ses geldi
Ne gökyüzü açtı kapısını.
Ben özlemle yolunu beklerken
Gözlerime sürdüler acıların pasını.
Sorma şimdi nerde olduğumu,
Hasretinin zindanına bağlı bileklerim,
Aklım benden gitti bu kara sevdaya.
Yokluğun eceli var dudaklarımda;
Ne konuştuğum anlaşılır ne duyduğum ses,
İdama giden bu duygularıma gel de
Son defa ver bir nefes.
***



















