YAZMALI ELBET
Yazmalı elbet sustuklarımıza
Öyle bulutlara değil
Hem taşlara kazırca
Sulara değil
Satıra akarca
Yazmalı aşktan
Sevdayı unutmuş gönüllere
Düşlerden anlatmalı mesela
Kendini dinlememişlere
Yüreği duymamışlara
Yazmalı şiire yolları
O yollarda bekleyen umutları
Bir türküye tutunup estiğin akşamları
Eskidiğin yılları
Eskitemediğin sancıyı
Saz sesinde acıyı
Dört duvarın durdukça daraldığını
Pencerene bir de dışarıdan bakmayı
Bir yanlışın kaç doğru sildiğini
Anlatmalı kimseye değil ha
Unutma diye kendine
Yazmalı memleketin hâlini
Yoksulluğu talanı
Savaşlara sustuğumuzu
Cinayetlere kör
Adalete güvenmediğini
Ekmek derdini
Bu şehrin çelik soğuğunda
Kağıt toplayan çocuklarla ağladığını
Anlatmalı severken
Sevmeyi bilirken
Anlatmalı martıların çığlıklarını
Dağlarda rüzgârdan dinlediğin şarkıları
Bilirken çiçeklerin dilini
Tanırken kuşları
Özgürlüğü anlatmalı
Bir duyan olur diye
Aklına düşsün hele
Yazmalı seni
Sevmeyi
Sevişmeyi
Küsmelerin barışmaklara gebe oluşunu
Saçlarının her bir telini
Seni anlatmalı
Her bir harfi özne yapıp ayrı ayrı
Hem her gün yeniden
Hem her gün ilk kez gibi sevmişken
Akşamı akşamda rakıyı
Yazmalı dedim ya
Sırtında kambur
İçinde tortu dertleri
Habersiz misafirce sevgiyi
Severken
Hasretle beslenmişken
Kalemin tükenmeden
Yazmalı
Yüreğin atıyorken
***



















