VE OLANLAR OLACAK
Bir uçurtma kaçar
örselenir çocukluğun;
beyazı biter bulutların
koşarsın...
koşarsın...
koşarsın...
Kaybetmeyi
büyülü gökyüzü öğretir sana,
tutunmayı tecrübelerin.
Bataklıkta yetişen
ince kamışa yüklersin
çığlıkları;
ilhamı gelir bütün bestelerin.
Su kuyularının ahengini tutturursun
ses verir notalar
saz olur,söz olur.
Bir dokunuş binlerce
filiz açtırır.
Gözünde koca bir doğurganlık.
Hayallerin uçsuz bucaksız.
Dokunur bütün sular ayaklarına.
İçinde serinlik,
vücudunda nem.
Ve hiçbir düşüş
acıtmaz ayrılık kadar.
Hiçbir ağlayış
ağlatmaz ayrılık kadar.
Kalbimin atışı kadar ahlarım.
Bir yaprağın fısıltısında
eyvahlarım.
Bu düşüş koca bir ağacı götürür aslında.
Umudum
hayatı tutan
ve hayallerim tutulan...
Yoksa giden
koca bir ömrü götürür.
Gönlünün harareti
açığa çıkmadıkça; aklından geçenleri
ruhun misafir eder.
Söylenecek söz yoktur
çılgın cesaretine.
Hoşlanır...
Gururlanır...
Onurlanır iraden.
Aklımdaki çarpıșma
belki de içimdeki dağılış ve göçün habercisidir.
Bağırmam,
çığlıklarım,
gitmelerim de ondan.
Ne kadar hata yaptımsa
çokça da tövbelendim.
İçimdeki hoyrata
bin defa sobelendim.
Müdahale duygumla,
bahanemle kavruldum.
Hasretimi,kaygımı,öfkemi yudumladım.
Nerede bu diriliş?
Nerede bu duruluş?
Nerede bu kurtuluş?
Kime göre son vuruş?
"Gözüm şafağı özlerken,yüreğim günbatımı.
Herkes içinde yeşertir kendi ormanlarını."
Düşünceler mecalsiz
can yakıcı kimliğim.
Kopup giden ne varsa
koşup sarar benliğim.
Deli dalgalar gibi gitmeler son bulacak.
Ve olanlar olacak...
Ve olanlar olacak...
Ve olanlar olacak...



















