TÜRKÇE
Nesimi'den, Aşık Veysel’e kadar,
Saz Türkçeydi, söz Türkçeydi, dil Türkçe.
Arada Fuzuli, Mevlana çıkar.
Yer Türkçeydi, gök Tükçeydi, dil Türkçe.
Türkçe susar, Türkçe ağlar, Türkçe gülerdi...
Tanrı Türk’e ödül; Türkçeyi verdi,
Pir Sultan Abdal’ım hep Türkçe derdi.
Yer Tükçeydi, gök Türkçeydi, dil Türkçe.
Türkçe seslenirdi ırmaklar, çaylar.
Anlam kazanırdı düğünler toylar.
Türkçeyle yaşardı Türklerde boylar,
Yer Türkçeydi, gök Türkçeydi, dil Türkçe.
Toroslar ses verse sisten duyardık.
Balanın adını Türkçe koyardık.
Dağları, ovaları Türkçe sayardık.
Yer Türkçeydi, gök Türkçeydi, dil Türkçe.
Özü kaybedince, sözü bitirdik.
Yokuşa tırmandık, düzü bitirdik.
Türkçeden vazgeçtik,cüzü bitirdik.
Yer Türkçeydi, gök Türkçeydi, dil Türkçe.
Ne Türkçü yaşadı ne dindar kaldık.
Adımızı bile Arapça aldık.
Tanrımız Türkçeden anlamaz sandık.
Yer Türkçeydi, gök Türkçeydi, dil Türkçe.
Editör : Suna Türkmen Güngör



















