SONSUZLUĞUN FREKANSI 28 / YEDİ DİYAR YEDİ SAVAŞ
5. BÖLÜM
KARTALLAR DİYARI
Altın kartallar, Dünya ordusu İstanbul’daki savaş alanından Rin’in açtığı geçitle Kartallar Diyarı’na geçer geçmez diyarın kara afyalar tarafından aşılan girişini kadim büyülerle yeniden mühürlemiş ve bulundukları bölgeyi olduğu gibi içine alan güçlü bir kalkan yaratmışlardı. Ordunun her bir askeri ise indiği yerde oturup kalmış ve geride bıraktıkları kayıpları düşünmemeye çalışarak savaşın etkisinden sıyrılmaya çalışıyordu.
“Teyzeciğim, gücüm karanlığa mı yöneldi şimdi? Ben ne yaptım?” dedi Nisan. Havanın sıcaklığına rağmen Mevhibe’ye yaslanmış olan bedeni titriyordu.
“Ah kızım! Bu konuyu defalarca konuşmadık mı? Hepimiz özümüzde ve gücümüzde hem karanlığa hem de aydınlığa sahip değil miyiz? Bu yeni gücünle kimseye en ufak bir zarar bile vermedin ki. Kimse ölmedi, aksine buradaki herkesi kurtardın. Bunu sen ve Rin birlikte başardınız. Hem zaten iyi ya da kötü bir seçimdir; seçimini kötüden yana yapmış olsan ne kendini bu kadar çok sorgulardın ne de bu kadar etkilenirdin.” dedi Mevhibe, bir yandan da Nisan’ın sırtını şefkatle okşuyor ve ona şifa veriyordu.
Çok geçmeden Nisan’ın titremesi durdu. Rahatlayınca da hemen doğruldu ve Mevhibe’nin yanağına bir öpücük kondurdu.
“Sen olmasan ben ne yapardım! Haklısın teyzeciğim, güçlerim ilk ortaya çıktığında da böyle korkmuştum üstelik bunun sonucunda biri ölmüştü ama bu defa çok farklıydı. Evet, ölüler bana itaat ediyorlardı fakat bir yandan da zihnime sürekli bir şeyler fısıldıyorlardı ve bazıları çok korkunçtu. Çoğu ışıklı varlıklardı, öte yandan karanlık varlıklar da gelmişti. Onlar niye oradaydılar hiç anlamadım. Umarım bir daha gücümü bu şekilde kullanmak zorunda kalmam.”
Mayıs, sessizce yanlarında oturuyor, düşünüyordu. Bir süre sonra Nisan’ı rahatlatacak kelimeleri buldu.
“Gücünün onları da çekmesi çok normal, ihtiyacın olan geldi ve her şey dengeyle alakalı bir tanem. Ben de bunu yeni yeni anlıyorum. Ne zaman yeni bir şarkı yapsam ortama doluşan varlıkları biliyorsun; içlerinde her zaman karanlık olanları da hissettim. Önceleri korkutucuydu fakat sonra alıştım. Şimdiyse artık biliyorum nedenini.” dedi.
Mevhibe gülümsedi, bu iki güzel kızıyla her zaman gurur duymuştu, son günlerde ise gelişimleri ve olayları kavrayışları iyice hızlanmıştı. Sanki birbirlerini tamamlıyorlardı artık ve yakında teyzelerine ihtiyaçları kalmayacaktı. Kaygıları yok oldu, rahatladığını hissetti.
“Teyzeciğim! Sana olan ihtiyacımız asla bitmeyecek!” dedi onun düşüncelerini okuyan Nisan, sonra da ona sımsıkı sarıldı. Mayıs da ikisine birden sarıldı.
“Tamam tamam güzel kızlarım! Ben buradayım, bir yere gitmiyorum, sakin olun.”
...


















