SENİ BULAMIYORUM
seni nereye koydum bulamıyorum
karanlık da çöktü iyicene
bu sokak mıydı yoksa öteki mi
kapısı demir tokmaklı
cumbalı bir evdi
sardunya kokusu vardı bahçesinde
sen pencerenin önündeydin
saçlarına duvak olmuştu tül perde
seni nereye koydum bulamıyorum
yağmur çiseliyor hafiften
sanki bu sahilde yürüyordun
içinde şehrin öfkesi vardı
yanında eski aşkların gölgesi
çoktan hülyalarını batırmıştın
o son görüşümdü belki seni
sonsuzluğun başında olmalıydın
seni nereye koydum bulamıyorum
pusuya yatmış beni bekliyor gece
o ışık kusan barda mıydın
kadehlerin arasında yuvarlanan
yoksa çiş kokulu otel odasında mı
gözleri tavana dikili
zamanı yatağında durmuş
masası hiç toplanmayan
seni nereye koydum bulamıyorum
yığıldım kaldım kaldırımlara
kahpelik bu sokaklarda mıydı
yanında dağılmış kitaplar
yürek izi bir pıhtı saçlarının arasında
çamurla uzanan son çırpınıştı ellerin
kanımıza yağmur karışmıştı
seni koynumda bulduğum an
***



















