MAYIS'IN RENGİ
Mayıs ayının rengi pembe olmalı…
En koyusundan, uçuk tonuna kadar…
Her Mayısta önce Japon kirazı ağaçları etrafı top top pembelerle donatıyor, gönlümüzü şenlendiriyor.
Ardından pembe papatyalar, güller gülümseyerek geliyorlar.
Şimdilerde de şakayıklar “merhaba”diyorlar.
Sabahları verandaya çıktığımda, komşu bahçeden,
yeşilliklerin arasından, katmer katmer, pembenin açıklı koyulu tonlarıyla sesleniyorlar:
“Günaydın, gününüz güzel geçsin, biz hep buradayız, arada bize bakarsanız kendinizi daha iyi hissedersiniz.”
Ben de onlara bakıp gülümsüyorum:
“Günaydın güzel şakayıklar” diyorum.
“Ne güzelsiniz, muhteşemsiniz, sizi hayranlıkla seyrediyorum.”
Güneş çıkıyor, pembeler ışıklanıyor, gözlerimi alamıyorum top top güzelliklerden.
Dayanamayıp fotoğraflarını çekiyorum.
Mis gibi kokuları yayılıyor etrafa.
Tüy yumuşaklığındaki yapraklarını seviyorum.
“Hiçbir fotoğraf insan gözünün gördüğünü yansıtmıyor” diye düşünüyorum.
Sonra fotoğrafları sevdiklerimle paylaşmak istiyorum.
Özellikle şifaya ihtiyacı olan uzaklardaki dostlarımla.
“Moral olur belki” diyorum.
Bir gülümseme bırakır umuduyla…
Şakayık çiçeğini araştırıyorum biraz.
Beyaz, sarı, kırmızı renklerinin de olduğunu öğreniyorum.
Ağrılara iyi gelmesi nedeniyle tıpta ağrı giderici olarak pek çok ilaçta kullanıldığını…
Şefkati, aşkı, güzelliği, refahı, iyi şansı, sevgi, asalet ve onuru simgelediğini de…
Daha neler neler yazıyor.
“Madem öyle” diyorum, “buraya da güzelim şakayıklardan bir demet bırakayım.”
Tüm ruhlara şifa, mutluluk, sevgi getirsin…
Neye ihtiyaçları varsa onu bıraksın kalplere, yumuşacık yapraklarıyla.
Renkleriyle, mis kokusuyla bir gülümseme versin...



















