KÜF KOKUSU
Mavisi bozulup griye boyanmış akşamın koynunda
Bıçak sırtı bir yalnızlık,
Yıldızlar serpilmiş griliğine
Düşerken hasret kirpiklerime
Anılar kamçılar
Amalar kafa yorarken.
Göğüs kafesimde şimşekler barınıyor,
Dilsiz bir ağıtla
Ahhh!
Kırgınlık ile kızgınlık arasında dünleri aklamaya çalışırken
Bürünüp tepeden tırnağa aşka,
Şimdi bir çıngar çıkartmak vardı ya
Yüreğin desibeli arttıkça ve attıkça sabrımın nabzı;
Kapını, camını
Damını, bacanı indirip aşağı
Deli Cesareteni giyinip üzerime
Tek solukta ismini haykırmak can havliyle
Kırk yama yüreğimin yırtıkları ile
Yama üstüne yama
Ahh ulan aşk ne soyka!
Neyse ulan neyse!
Sensizliğe bir çentik daha atarken düşlerimi kutsayan geceye
Hasretin bir küf kokusu dura dursun yüreğimde.
Sensizliğin yaralı bekleyişleri
Yeksan olmuş bir mülteci gibi,
Zaman gergefine nakış nakış işlerken
Tekabül ediyor ömrüme özlemler.
Yaka yaka
Yora yora
Kalemler kırdığım geceler ardı, şiirler şahittir buna.
Aşk kendinde değil, aşk aşk üstüne
Ahh aşk ne soyka!
Evcilleşmiş hasret yüreğimde
Acıya aşık olmak aşıkların nezdinde.
Neyse ulan neyse,
Hasretin bir küf kokusu dura dursun yüreğimde!
Puslu iklime peydahlanmış hökelekli aşk benim,
Umuda meftun hasret benim.
Öyle ya
Geçmeyecekse içim aşk meyhanesine neden gireyim?
Dönmeyecekse başım aşk şarabından neden içeyim?
Kederleri kınalayıp
delirmelerimin şerefine!
Kopsa da içimde kasvetli bir fırtına,
Göğüs kafesimde şimşekler barınsa da
Her çınladıkça kulaklarımın sebebini bağlayıp sana;
Hiç yüksünmeden aşka
Naz etmeden, usanmadan
haşa!
Hasretin bir küf kokusu dura dursun yüreğimde!
Editör: Nevin Bahtışen



















