BİR ÇİFT GÜVERCİN
Masmavi göklerin , beyaz güvercinleriydik.
Uçup gitmek isterdik hayallerimize doğru..
Birisi çıktı kanatlarımızı kırdı...
Ve çaresizce yere çakıldık ...
Toprak bize sahip çıktı.
Hiç kimse toplamadı bizi yerden ,
Üstümüze basıp geçtiler
Bizi fark etmediler.
Siz kimsiniz bile demediler
Öldük sandık,
Aynı mezara gömülmeyi bekler iken,
Seni aldılar yanımdan habersizce...
Arkandan baktım bende öyle çaresizce..
Keşke õlseydik.
Ölmedik,
Tuttuk,hiç bir şey yokmuş gibi yine ayrılığı sevdik.
Gözlerim ağlamak,
Aklım unutmak,
Yüreğim ise hâlâ seni sevmek istiyordu.
Bir başka türlü olabilirdi sonumuz ama olmadı...
Eskilerin yeri dolmadı..
Elden ne gelir,
Bir milim dahi sapma olmaz iken kaderimizden,
Biz neye kafa tutacaktık,
Nasıl asi olacaktık.
Hangi kiralık yüreği, vuracaktık.
Ucuz aşk romanlarının gariban sevdasıydık...
Okunmayı bekler iken yapraklarımız yırtıldı ,
Sokağa atıldı.
Yağmurlar yağdı üzerine
Ve fırtına çıktı alıp bizi ayrı ayrı yerlere savurdu..
Yüce dağ başlarına uçtuk...
Kardelen olup kışı bitirmek isterken gönlümüzde,
Zamansız açan gül olup ayazda kuruduk..
Koparıldık,biraz aşk yazılmış bir defterin içine izi çıksın diye konduk.
Ve anladık ki, biz ikimiz içinde sonduk
Sonra sarmaşık gibi soğuk duvarlarda hayata tutunduk.
Duvarla beraber taş olduk.
Taş olunca
Sandık ki zamanla bir birimizi unuturduk.
Unutmadık.
Sen orada ,
ben burada
Bir ayrılık şarkısında yandık.
Yandıkça kor olduk,
Başka hayatlarda başka kişilerin keyif almasına yardımcı olduk.
Sonra kül olduk.
Yanan yüreklerin, üstüne daha da fazla harlamasın diye yorgan olduk..
Başkalarını mutlu ediyoruz diye mutluyuz deyip durduk.
Mutlu olmasak bile,
Her şeye rağmen bir delilik yapıp, yaşıyorduk.



















