SONSUZLUĞUN FREKANSI-5 Gölge Güçlerin Yükselişi
1. BÖLÜM
İSTASYONDA İKİ KIZ KARDEŞ
YAKUTSK - SİBİRYA
BUGÜN
Mete’nin on kilometre kadar uzağında, bir dağın eteklerindeki büyük bir kayanın arkasında saklanmış yüzü peçeli ve onu eski çağlardan ışınlanmış gibi gösteren tuhaf kıyafetler içindeki adam, tek başına etrafındaki her bir sesi ve nefesi dinleyerek bekliyordu. Ne gecenin ayazından etkileniyor ne de karanlığın seslerinden korkuyordu. Tek bir basit görevi ve zihninde yalnızca kendisine gereken ayrıntılara yer vardı. Hiç kimse, hiçbir varlık onun orada olduğunu fark edemezdi. Onun gücü; varlığını ve enerjisini istediği anda saklayabilmesiydi ve bunun için büyü yapmaya bile ihtiyacı yoktu. Gizli görevler ve suikastler için mükemmel biriydi ve onun varlığını bilen yönetimdeki birkaç büyücüden başka da kimseden emir almazdı.
Adam hedefinin yaklaştığını fark edince ayağa kalktı. Artık daha derin bir konsantrasyona ihtiyacı vardı. Kendi gücünün, az sonra görüş açısına girecek olan yolcu şamana karşı avantajları olsa da onun kendisine denk olduğunu ve çok dikkatli olması gerektiğini iyi biliyordu. Onun gücünü küçümseyerek hata yapamazdı. Sonunda birkaç adım atıp yerine döndüğünde tüm sezgileri mükemmel bir şekilde çalışır duruma gelmişti. Kalp atışları iyice yavaşlamış ve bölgedeki her bir sesi ve nefesi öncekinden çok daha iyi bir şekilde duyar olmuştu.
Az sonra oldukça yüksekten uçmasına rağmen yaklaşan kartalı hissetti. Korkmasına gerek yoktu, kartal onu hiçbir şekilde algılayamazdı. Fakat kısa bir süre sonra kartal daireler çizerek üzerinde uçmaya ve yavaş yavaş da alçalmaya başlayınca biraz tedirgin oldu. Yine de bunun kendisiyle ilgili olmadığından hala emindi, kartal yolcuyu koruyor olmalıydı.
Yerinden kıpırdamadan hatta nefes bile almadan beklemeye devam etti. Etrafındaki enerjileri dikkatle tararken hedefi de iyice yaklaşmıştı ama hala görüş açısına girmemişti. Belki bir belki iki dakika içinde istediği noktaya gelmiş olacaktı. Derin bir nefes alıp verdi ve enerjisi ellerinde toplanmaya başladı. Biraz sonra ölümcül vuruşunu yapmaya hazırdı, son birkaç saniye…
Birden kitlendiği enerjiyi kaybetti, sanki hedefi bir anda başka bir boyuta geçmiş gibi ortadan kaybolmuştu. Aynı anda kartal da aşağıya doğru hızlandı ve adamın keskin kulakları birkaç kilometre öteden kendisine doğru hızlanan kurtları algıladı. Başka bir ipucuna ihtiyacı yoktu; varlığı kesinlikle fark edilmişti ya da daha doğrusu onun varlığından haberleri vardı.
Tüm hayatında başına ilk kez böyle bir şey geliyordu ama artık görev yerini terk etmek zorundaydı. Avuç içlerini birleştirerek dua eder gibi ellerini göğsüne koydu. Ardında altın rengi parıltılar bırakarak gözden kayboldu.
“Mark, kimdi o? Nereye kayboldu?”
Mete kurtlarla birlikte kartaldan birkaç saniye sonra oraya varmıştı. Kartalla göz göze geldi ve başını hafifçe öne eğerek ona selam verip teşekkür etti. Kartal, Mete’nin selamına karşılık verdikten sonra yeniden havalandı ama fazla yükselmeden keskin gözleriyle yakın çevreyi kontrol etmeye başladı.
Mark, “Bir fikrim var Mete ve eğer bu doğruysa uyarılmasaydık onun karşısında hiç şansın yoktu. Seni ne ben ne de bu kartal kurtarabilirdi. Sanırım o bir suikastçıydı.”
Mete’nin bakışları bir anda buz gibi oldu, duyduğu nefret ve öfke içinde giderek büyüyordu fakat onlardan biri gerçekten oraya gelmişse diğerleri de gelebilirdi ve bu da kahin şaman çocuğun düşündüğünden de büyük bir tehlikede olduğu anlamına geliyordu. Bir an önce manastıra gitmeliydi. Fakat tam harekete geçecekken birden aklına Marcus’un kendisine ulaştırdığı mesaj geldi, nedense bu mesajda onu rahatsız eden bir şey vardı. Sonra kâhin şamanın son sözlerini hatırladı; çocuk “yolcu şamanlar” deyip devamını getiremeden uykuya dalmıştı ve bunu ilk duyduğunda Mete bunun bir tek kendisiyle ilgili olduğunu düşünmüştü, halbuki kendi peşine düşenler diğerlerinin de peşinde olabilirlerdi. Mete’nin kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başlamıştı.
“Mark, oteldekileri uyandır! Hemen!” dedi ve sonra kartalın zihnine ulaştı, ona talimatlarını verdi. Az sonra gökyüzünde dört bir yandan kendilerine doğru gelen kartalların çığlıkları duyuldu, hızla bir araya toplanıyorlardı, çok geçmeden de aynı yöne doğru uçarak gözden kayboldular.
***
