ŞİİR ŞAİRİNİ VURDU
gittin gideli
alevsiz
için için
yangınlardayım
hârımı gören olmadı
nârına ben yandım
kekrep şarap tadında anılar bıraktın kucağıma
sen ki benim kimselere söyleyemediğim
ortalığa dökülmüş telaşım
zaman zamanla eskir
zaman zamanla yaşanmış zamanı da eskitir
bütün yaşanmışlıklar kendi evreninde demlenir
olan bitenin de mutlak izi kalır
bakiyesi yaşanmışlık çizgileri
yorgun yüzlere yerleşik
ayrılık cesaretsiz vedaların arkasına saklanır
şiir şairini vurmuştur
kuytu bir sokak çıkmazında
kalibresi sözcük olan kurşunla
dayanılmaz şubat soğuğuna direnemez ölür
rüzgâra savrulur mısraı bercestelerim
