Hüdayi Azbay ile Şiirin Hüzün Yolculuğu / Nevin Aktekin Gülfırat

Nevin Aktekin Gülfırat -HÜDAYİ AZBAY İLE ŞİİRİN HÜZÜN YOLCULUĞU
Advert

RÖPORTAJ - 20-09-2026 19:01

HÜDAYİ AZBAY İLE ŞİİRİN HÜZÜN YOLCULUĞU / NEVİN AKTEKİN GÜLFIRAT

“Belki kaçarken yazarım, belki yazarken kaçarım.”

Hüdayi Azbay’ın şiir dünyasını anlatan bu cümle aslında onun kelimelerle kurduğu ilişkinin de özeti gibi. Şiiri bir sığınış, bazen bir kaçış, bazen de insanın kendi içine yaptığı sessiz bir yolculuk olarak görüyor.

Erzurum’un kadim topraklarından yükselen bu şiir sesi, “Platonik Ölümler Vaveyla” ile hüznü, ayrılığı, aşkı ve ölümü aynı şiir ikliminde buluşturuyor. Kitabın adı bile bir çığlığı taşıyor içinde suskunlukların, kayıpların ve söylenemeyenlerin çığlığını…

Biz de Hüdayi Azbay ile şiire nasıl başladığını, Emre yayınlarından çıkan “Platonik Ölümler Vaveyla’nın hikâyesini ve kelimelerin ardında saklı kalan dünyasını konuştuk.

HÜDAYİ AZBAY İLE ŞİİR YOLCULUĞU VE “PLATONİK ÖLÜMLER VAVEYLA” ÜZERİNE

Nevin Aktekin Gülfırat: Hüdayi Azbay’ı ve şiir yolculuğunu okuyucularımıza kısaca anlatır mısınız?

Hüdayi Azbay : Yaşayan şahit olarak tanımladığım ve her karışıyla şüheda kokan kadim şehir Erzurumluyum. Adalet Bakanlığı’nda kamu görevi ifa ediyorum.

Şiir yolculuğuma gelince, okulda edebiyat öğretmenimin katkılarıyla diye bir cümle kurarak başlayabilseydim keşke. Lakin ilk şiir yolculuğum lise yıllarımda edebiyat bölümünü kazanan abimin üniversite ders kitaplarına yazdığı kısmen kendine ait kısmen de şairlere ait kısa süslü cümleleri okumamla başladı.

Nevin Aktekin Gülfırat: Platonik Ölümler Vaveyla çok çarpıcı bir kitap adı. Bu isim nasıl doğdu? Sizin için ne ifade ediyor?

Hüdayi Azbay : Kendimi bir şair olarak tanımlayıp şiirin üstatlarına haksızlık etmek istemem. Lakin böyle bir tanımlama yapsam kendimi hüznün şairi, şiiri ise hüznün çocuğu olarak tanımlarım.
Bir deneme çalışmamda şöyle yazmıştım.
Adem’in hikmetiyle başladı kaç hayat. Kaç İbrahim gördüm evladı kurbanlık olan. Kaç İsmail teslim olmuştu saymadım. Meryemler gördüm yüreklerindeki melal gözlerinden okunan. Kaçışlarıyla Asiyeler, sabırlarıyla Eyyübler, sadakatleriyle Haticeler duydum. Yakuplar tanıdım hüzünle büyütürken goncalarını, gözlerine gam duvarı çekilmiş. Yusuflar tanıdım en sevdikleri tarafından ihanete uğramış, iffeti meşakkate dönüşmüş. Kaç yetim Muhammed saydım bilemiyorum. Arayışlarıyla Kays, bulamayışlarıyla Veyseller bildim. Celaliyle kaç Ömer geçti ömrümüzden.

Bu mânadan yola çıkarsak dünya bir hüzün dünyası. Bugün Gazze'den Doğu Türkistan'a kadar bir hüzün haritasının içinde yaşıyoruz. Bu hüzün dünyasında insan bazen doya doya ağlamak ister. Platonik ölümler ismi ilk şiir karalamalarımda belki de yukarıda saydığım hüzünlerin çığlığıydı. Zamanla bir kitap ismine dönüşmüş oldu.

Nevin Aktekin Gülfırat: Emre Yayınları ile nasıl tanıştınız? Platonik Ölümler Vaveyla adlı şiir kitabınızın yayımlanma süreci sizin için nasıl geçti?

Hüdayi Azbay : Kitap yayınlama fikri oluşunca şiir ve denemelerden oluşan dosyamı sevdiğim ve kitaplarını alıp okuduğum bir yayınevine gönderdim. Yaklaşık altı ay sonra benim aramam üzerine 'eseriniz yayın politikamıza alınmamıştır,' şeklinde çok nezaketsiz bir e posta gönderdiler. Bu nedenle eserimi birçok yayınevine attım. Bunlardan biri de Truva yayınları oldu. Diğer yayınevlerinden de çok güzel geri dönüşler aldım.

Lakin Sami Çelik hocamız aradı. Yayınlamak önemli değil. Dijital dergimizde şiirlerinden yayınlayıp ismini duyuralım, dedi. Bu samimiyet benim için yetti. Bazı şiirlerimin seslendirmeleri yapıldı. İyi ki Truva Edebiyat ile Emre Yayınları ile tanışmışım.  

Farklı dünya görüşüne sahip olduğumuz ancak benim için çok değerli olan bir şairimiz, şiirlerimi okuyunca bir şey demişti. Çok güzel şiirlerin var. Lakin bizim toprakta yeşermez. Sanırım benim şiirlerde Truva’da toprağını buldu.

Nevin Aktekin Gülfırat: “Vaveyla” şiirinizde acı ayrılık ve feryat güçlü imgelerle karşımıza çıkıyor.

“Her kopuşta kaç ayrılık,
her ayrılıktan kaç ihtimal vardır.”

Bu dizelerden hareketle sormak isteriz. Sizin şiir dünyanızda ayrılık yalnızca bir son mudur yoksa yeni anlamların ve ihtimallerin başlangıcı da olabilir mi?

Hüdayi Azbay : Aslında aşk ya da ayrılık şair için bir metafordur. Tabiri caizse aşkın ıstırabını aşık çeker. Şaire bu ıstırabın edebiyatını yaparak soyut olanı süslü cümlelerle tasvir etmek düşer. Çünkü sevgiliyi düşleyerek şiir yazmak, pedallarına bakarak bisiklet kullanmaya benzer. Bu imkansızdır. Ve her ayrılık başka bir kavuşmanın habercisidir.

Nevin Aktekin Gülfırat: Kitabınız yayımlandıktan sonra bir okurdan aldığınız ve unutamadığınız bir yorum oldu mu? Sizi en çok etkileyen yorum neydi?

Hüdayi Azbay : Kitabımızı alan dostlarımızın bilgi notları elbette çok anlamlıydı. Ancak en anlamlısı ilk imzalı kitabımı hayali yazar olmak olan özel bir kızımızı ziyaret ederek takdim etmiştim. Kızımız sevincini öğretmeniyle paylaşmıştı. Öğretmeni o sevinci benimle paylaşınca …

Hüdayi Azbay’ın sözlerinde şiirin yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını bir kez daha görüyoruz. Bazen bir hüzünle başlayan bazen bir kaçışa dönüşen şiir; insanın kendine sığındığı sessiz bir liman oluyor.

“Platonik Ölümler Vaveyla” ise aşkın ayrılığın, ölümün ve insanın iç dünyasında taşıdığı derin yaraların izlerini sürerken, okurunu da kendi duygularıyla baş başa bırakıyor.

Belki de bazı şiirlerin asıl yolculuğu şairin kaleminden çıktıktan sonra başlıyor. Çünkü şiir, okurun yüreğinde kendine bir yer bulduğunda tamamlanıyor.

Hüdayi Azbay’a bu güzel söyleşi ve içten cevapları için teşekkür ediyor şiir yolculuğunun yeni duraklarında kaleminin hep gönüllere dokunmasını diliyoruz.

***

 

Editör Suna Türkmen Güngör 

Günün Diğer Haberleri