GÜL KURUSU
Gül kurusu hüzünler saklıyordu okuduğu kitapların sayfalarında
Altı çizilmiş yerlerde kanıyordu kelimeler.
Nereye uzansa bakışları
Yıllar öncesinden gölgeler çiziyordu boşluğa
Bir ömür sessiz ve derinden yürüyordu sonsuzluğa.
Hayır, kahretmedi hiç bir zaman hayata
Satın alınmayacak kadar büyük düşleri olmadı hiçbir zaman
Ellerine bulaşan çiçeklerin kokusu
Sokakta gördüğü bir kedi yavrusunun yumuşacık tüyleri
Ağzı yüzü çikolata yada dondurmaya bulaşmış bir çocuğun gülümsemesi hep yeterdi ona.
Parmaklarının ucunu sürekli yakmasa şu sigara
Bir de en olmadık yerde bitmese boyaları
Belki de mutlulukların en güzelini çizecekti yarım kalmış tuvallere.
Çekip gitmişti çocuklar.
Her öykü de olduğu gibi.
Sabahları bir başına yapıyordu kahvaltısını
Ellerinde, ayaklarında arada bir yoklayan ağrılar
Bir de gönül sızısı o en derinde saklı olan.
Ne güzeldi oysa bir zamanlar
Nasıl yürürdü öyle tak tak tak.
Yerin kafasına vura vura.
Ne güzel bir bahardı.
Saçlarından esen rüzgarlar.
iki ters bir düz ,hüzün ördüğü kukalar her yerde şimdi
Geceleri ansızın bastıran tansiyon nöbetleri.
Geberip gideceksin diyor bir başına.
Kendi kendine söylenerek.
Sana mı kaldı bu dünyanın doğrusu.
Radyoda bir şarkı.
"Ben de yoluma giderim"
Her öykü bir yere kadar sürer kendini.
