FEYHAMAN DURAN
(17 Eylül 1886, Kadıköy - 6 Mayıs 1970, İstanbul)
Türk ressam ve hattat.
Türk Resim Sanatı'nda, portre sanatının ilk ve en önemli temsilcisi sayılır. 1914 Çallı Kuşağı ressamlarındandır. Özellikle Atatürk ve İnönü portreleriyle ünlenmiştir.
Mısırlı prens Abbas Halim Paşa'nın, güzel sanatların çeşitli bölümlerinde başarı gösterenler arasından yaptığı seçimle Avrupa'ya gönderdiği öğrenci grubuna girerek Paris'e gitti.
Konu ile ilgili bir rastlantıyı kendi ifadesiyle şöyle aktarmıştır:
“Galatasaray Lisesi’nde resim öğretmeniydim, bir gün tanıdığım bir hanımefendiye resmini yapmayı teklif ettim. Bana: ‘Ben yaşlıyım, ne olacak resmimi yapıp da? Onun yerine şu küçük kız çocuğunun resmini yap!’ diyerek çantasından küçük bir kız çocuğunun resmini çıkarıp verdi.
Bu resmi bir portre hâline getirdim. Çocuğu tanımıyordum. Sonradan bunun zamanın ünlü kişilerinden Prens Abbas Halim Paşa’nın dördüncü kızları olduğunu öğrendim. Paşa, bu resim üzerine öteki beş kızının ve bazı tanıdıklarının daha resmini yaptırdı, takdirlerini kazandım, böylece kendileri tarafından ve bütün masraflarım karşılanarak Paris’e öğrenime gönderildim. Bu vesileyle hayatımda mutlu bir dönüm noktası olmuştur.”
Feyhaman Duran, sadece Türk resim sanatında portre alanının ilk ve en önemli temsilcisi olarak anılmaz; aynı zamanda iyi bir hattattır ve sanat eğitimini de bu yönde almıştır.
Galatasaray Sultanisi'nde resim derslerinin yanı sıra hüsnühat eğitimi aldı ve mezun olduktan sonra okulda bir süre hat hocalığı yaptı.
Batılı tarzda modern resim, özellikle empresyonist renk anlayışını benimserken, geleneksel Türk sanatı olan hat sanatından da kopmamıştır. Hatta bazı natürmort (cansız doğa) eserlerinde hat levhalarını resmin bir parçası olarak kullanmıştır.
Paris'te eğitimine ara vermek zorunda kalıp 1. Dünya Savaşı başlayınca İstanbul'a döndüğünde, Paşa'nın kendisine gönderdiği paranın yalnızca ihtiyacı kadarını harcamış ve biriktirdiği miktarı Paşa'ya iade etmiştir. Bu, onun ne kadar mütevazı ve dürüst bir karaktere sahip olduğunu gösteren önemli bir anekdottur.
Sanatçı Bir Evlilik: 1922 yılında, kızlar için kurulan İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nden öğrencisi olan ressam Güzin Hanım'la evlenmiştir. Güzin Duran da ömrü boyunca ressam ve öğretmen olarak sanat hayatını sürdürmüştür. Feyhaman Duran'ın en ünlü eserleri arasında eşinin portreleri de yer alır.
Çiftin Beyazıt'ta, Güzin Hanım'ın hattat olan büyükbabası Yahya Hilmi Efendi'den kalan evde sürdürdükleri yaşam, Feyhaman Duran'ın vasiyeti üzerine 1962'de İstanbul Üniversitesi'ne bağışlanmıştır.Bu ev, sanatçının kişisel eşyaları, atölyesi ve eserleriyle birlikte günümüzde “Feyhaman Duran Kültür ve Sanat Evi” olarak sanatçının mirasını yaşatmaktadır.
Türk resminde Batılı anlamda portre sanatının gelişmesinde kilit rol oynamıştır. Sadece dış görünüşe değil, resmettiği kişinin kişiliğini ve iç dünyasını yansıtmaya odaklanmasıyla öne çıkmıştır.
Tarihi Portreler: Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere, dönemin pek çok önemli şahsiyetinin, sanatçının ve yakın çevresinin portrelerini yaparak adeta bir dönemin yüzlerini resimleriyle ölümsüzleştirmiştir.
Feyhaman Duran'ın hayatı, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan bir devrin sanat ortamını ve geçişin naif, üretken ve ilkeli sanatçı profilini temsil etmesi bakımından oldukça ilgi çekicidir.
***
