EKMEK KAVGASI
Üşüyor artık bedenler, kalmadı yazdan o sabahlar,
Güneş uykulardan nice sonra doğuyor,
Isıtsa bedenleri terler basacak,
Bir duvar üstünde büzülmüş bedenleriyle,
Gözleri kapalı uyuyor hâlâ kediler,
Yapraklar dallardan vedaya durmuş,
Çoĝu yerlerde çırılçıplak kalacak bugün yarın dallar,
Çamların keyfi yerinde, yere sereserpe yayılsa da kurumuşlar,
Yeşil dallarında hâlâ hükümdar sivri yapraklar.
Üşüyor artık bedenler, kalmadı yazdan o sabahlar,
Uzun kolluyu geçirmemişse de çocuklar,
İçlerinde erken gelen üşümek,
Iki elini nefesiyle ısıtmaya çalışanlar var.
Yok artık erken saatlerde sokaklarda yürümeye çalışan ihtiyarlar,
Geçmişler pencere arkasına,
Hazanı sağ salim atlatmak telaşı içlerinde,
Gözlerinde ölümün korkusu var.
İnatla genç adamın elleri ceplerinde, dudağında sigarası,
Yürüyor yukarıya doğru, ayaklar hızlı,
Düşüncesinde bugünün nafakası, ekmek parası var.
Hava, su kadar paraya da ihtiyaç var,
Yaşamın özü ekmek kavgası!
