YARALI YÜREK
Gözlerin bıçakça vurunca göze,
Sözlerin hükmünü, verenler gelsin.
Yürekte büyürmüş sevda yarası,
Dermanın, merhemin sürenler gelsin.
Sallanan bedenin durağı, toprak,
Yeşermez tohumun, kabuğu çatlak.
Birçok fidandan ormanı yaratmak,
“Buradayım,” diyenler, durmasın, gelsin.
Turnanın katarı, vaktidir mevsim,
Leyleğin lak lakı, çırpısı daim,
Başları olursa günde sağ salim,
Hükmünü yazanlar, koşarak gelsin.
Yaylada çimenler diz boyu oldu,
Sevdalar derince saç başı yoldu,
Kiminin başına sevinçler kondu,
Yazında, kışını yaşayan gelsin.
Yaralı yüreğin devası kuldur,
Kadını, erkeği birlikte puldur,
Yürünen zahmetli, dikenli yoldur,
“Mutluluk tacımdır," diyenler gelsin.
İnsan oldukça sular çağıldar,
Kiminde renklenir, açar laleler,
Kimi mecnundur, deli divaneler,
Sultanı kolunda, bulanlar gelsin.
İsimsiz kavalda bir yolu buldu,
Ses olup vadiden düzlere saldı.
Dört yaka, çiğdemle papatya doldu,
Başına, tacını takanlar gelsin.
***
Editör: Zeynep Çilsal



















