EVLAT
Göğüs kafesinde
sakladığın
en ürkek serçedir
evlat.
Açamazsın kilidini
Uçarsa eyvah!
Kaçarsa eyvah!
Ağlarsa eyvah!
Gördüğün en güzel rüyadır.
Hayalindir
Rengindir
Çeyizindir
Gelinliğindir...
Sevincindir
Bilmediğindir
Anneliğindir...
Tenindir
Etindir
Senindir senin...
Uykusuzluğundur
Sütündür
Titizliğindir
Pamuğundur
Ninnindir...
Kemiğinden,iliğinden,kanından meydana gelen,yaşam odanda sakladığın sıkıca düğümlediğin göbek bağındır.
Kırk kemik kırığı şiddetindeki acınla
kurduğun vatanındır.
Yüreğinin toprağında
uğruna dokuz ay mücadele ettiğin
bayrağındır
Gözlerinde dalgalanan gurur abiden,
bu ipekten seccadende
Rabbinden sonraki duandır.
Taptığındır...
Göz ağrındır
Muradındır
Şefkatindir...
İlk öğrendiğin endişe ayetindir.
Arkanda bırakamazsın
hep açık kalır
kalbinin huzura ermeyen gece lambası.
Üşür mü?
Aç mı?
Düştü mü?
Acabalarındaki sınavında
çözemeyip sınıfta kaldığın
En bilinmez sorudur.
En düşük karnendir...
Evlat nasiptir nasip...
Gözünden kalbine akıttığındır.
Biriktirdiğindir...
Gönlündeki çeşmenden
kana kana içtiğin suyun lezzetidir.
Ömrün bitene kadar feryadındır.
Şimdi sana ait bu sevgi depreminin
kaç bitmeyen sarsıntısıyla
salladığın sevginle
kalbimin çınar ağacındaki gövdesinde bekliyorum.
Bitimsiz nöbetimde
ömrünün sonuna kadar merak ettiğim
her sayfasını büküp tekrar tekrar okuyup bitiremediğim tek romanımsın.
Kollarım
senin salıncağın
düşmezsin;
tut tutabildiğin kadar
gökkuşağını
Gözüm sende, al da gel
uçurtmanı.
Haydi gel!
Yakıyorum mumları,
üfür hadi pastanı.
İyi ki doğmuşsun hayatımın anlamı...



















