DOĞUŞ
Alışmış yürekteki siper
İşgalin kokusuna...
Bastırılmış düşlerin
Ağır kayalıkları arasında...
Kuşluk vakitleri
Pencere pervazına
Serptiğim ekmek kırıntıları
Güvercin gagalarına asılır gider işte...
Ölü doğmuştu huzur
Beyaz bir kundağın
Yırtılan çığlığında...
Loş abajur ışığı gibi
Sinsi bir gözyaşıyla
Duş almıştı zaman...
Yüzüme düşer
Siyah kıvırcıklığında saçlarım,
Alkole dayanıksız
Sarhoşluğumdur bütün yaşanan....
Kayda geçiyorum ömrümü
Boş kağıt sayfalarına,
Boşluğu itici geliyor bana
Karmakarışık harflerle dolduruyorum...
Harfler arasından
Kağıtlar dolusu
Ben doğuyorum sonra...
Ölü doğmuş huzurun
Beyaz kundağında,
Binlerce kez
Binlerce doğuyorum
Çığlık çığlığa...



















