BİR MİSALİ BİR DE BEN
Kavrulan yüreğimin issiz karanlığında
Bir mum ışığı gibi
Savrulup duruyorum
Sonunu bilmediğim meçhul yolculuğumda
Ruhumda kaybettiğim güneşi arıyorum
Yılların yorulduğu takvimlerin durduğu
Tarihin geçmediği yazmadığı yerdeyım
Hiçlerin eskittiği yokların unuttuğu
İşte öyle bir çağda öyle bir devirdeyim
Kül rengi bulutlarla ufuklar kuşatılmış
Zaman sağır zemin kör
Gök perhiz yer oruç
Hicran karası gökler yıldızlar karartılmış
Rüzgârın salınması yağmurun yağması suç
Bir bedel ödüyorum kirli karanlıklarda
Bende iklimler yetim mevsimler esir tutsak
Tahammüle kapalı kapıların ardında
Gökyüzünü seyretmek güneşi sevmek yasak
Ne çağlayan su sesi ne rüzgâr uğultusu
Öyle bir diyar ki bu gidişin dönüşü yok
Hiçbir iz bırakmamış sonsuzluğun yolcusu
Misalinin üstüne doğacak güneşi yok
***



















