BİR BEN SORMUYORUM
Umutla çıkmıştım evden sabahın seherinde.
Aylardan on dört mayıs,
Günlerden salı.
Elimde küçük bir yol çantası,
İçinde birkaç ihtiyaç duyulan giyecek,
Bir çift terlik.
Mevsim mayıs dediysem de öyle sıcak değil!
Yüzüme vuruyor sabahın ayazı,
Çiseleyen yağmur damlaları
Yüzümü yıkıyor.
Uzun sokaklardan
Yürüyerek ilerliyoruz otobüs durağına.
Elimde çantam, yanımda ablam
Ve arkamdan miyavlayan kedilerim,
Karamel ve Tarçın.
Umudu kesildi küçük canların,
Ben köşeyi dönünce.
Besmeleyle bindik bizi götürecek otobüse.
Vakit erken...
Herkes uykulu,
Herkes mahmur bu otobüste.
Kim bilir, kimler nereye gidiyor?
Kimler, yüreğinde ne götürüyor gideceği yere?
Kimi ayakta, kimi oturmuş;
Kiminde bir telaş, çoğu uyumuş.
Kimileri sohbete dalmış...
Yol uzun, yürek ürkek.
Dilde bilinen tüm dualar
Kalkmasa da semaya eller, otobüste!
Niyet belli; şifa ya Rab.
Otobüs gelmiştir inmem gereken durağa.
Sanki herkes aynı durakta iniyor,
Birbirini saygısızca ite kaka
Herkeste bir telaş başlıyor.
Devasa bir kapıdan giriyoruz içeri.
Herkes gideceği yeri soruyor görevli memura,
Bir ben sormuyorum
Gideceğim yeri bildiğimden.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















