YANIYOR ÜLKEM YANGIN YERİ
Gün aymadı,
Güneş doğmadı.
Yazacak bir şey kalmadı.
Sözün yetmediği;
Acıların, hüznün sarmaladığı;
Kara bulutlar, kızıl dumanlar her yeri kapladı.
Göz gözü görmedi, canlar ağladı.
Yanıyor ülkem, yangın yeri.
Arşa yükseliyor çığlıklar, duyulmuyor dünden beri.
Sanki güllük gülistanlık her yer, seyir bakıyor birileri.
Ölüyor canlar, doğa;
Yaşıyor her anı cehennem gibi.
Cehennemle korkutmayın bizleri;
Zaten cehennemi yaşıyoruz, yürekler yangın yeri.
Neden sanki eş zamanlı yangınlar?
Bulun hainleri,
Gaflet uykusunda olup uyanmayan hissizleri.
Nedir bu felaket, bu yaşananlar boğdu bizleri.
Bu millet çoktan bedel ödedi, bu neyin bedeli?
Zulüm, işkence bu! Yanıyor memleketimin her yeri.
Ne olur bitirin artık dertleri, güzel günler gelsin geri.
Bakın, yavru ceylanlar kaçıyor çığlık çığlığa.
Hangi vicdan dayanır, söyleyin bana.
Yanmış anacıkları, küle dönmüş cesetler ayaklar altında.
Bozuldu kuş yuvaları, aşiyan alevler altında.
Duman kusuyoruz; nefesler tutuk, yaşam zorda.
Zalimin zulmü bu, şeytanın bile gelmez aklına.
Ölüyoruz, görün artık, nefes almak zor be usta!
Yeşiliyle, çiçekleriyle, kuş sesleriyle gülsün dünya.
Milletçe uyanalım umutla, sevgiyle aydınlık yarınlara!
Editör: Hamiyet Su Kopartan
