Y ŞIKKINDAN BAHSETMELER
Aklında kırk tilki;
Kuyruğu birbirine bağlı kırkının da
Görmediğimi varsaysan da.
Kuyruğumda iki salıncak;
Birinde kalbim sallanacak,
Rüzgâr sallayacak boş boş ötekini.
Dikkat et!
Vicdanın tekrar,
Kepez altlarında saklanacak,
Mazgaldan akacak kılıç kiri...
Kınında çokça anlam yüklediğimiz, anlamsız minyatürler.
Tam şizofrenik bir öykü,
Ucunda; harakiri,
Ağıda çalan ninniler.
Uç kopunca ızgara.
Muhasebesi sıska senin tercihlerinin,
X gibi mesela.
Tutuk diliyle, cakasını sevdiğim bülbül.
Ve onun mat sesi.
Karpuz bostanında kesmece pancar,
Bir fincan kırmızı zehir, yanında kepçe,
Kafalarda kukula, kemençe.
Kabarmış da kabarmış görünen köyde;
Had bilmez nefis!
Kanı çekilmiş Nigar,
Kılavuzu esrarengiz.
Çarpık göğüs kafesi,
Boğuk ve
Ensiz diyebilecek kadar dar.
Yayı çıkmış trambolin, zıpla!
Egzersiz...
Sonra yeterince darbe.
Elden ele dolaşan bisturi,
Trombosit salınımı özgürce, kopçası kopuk hücre.
Oyalıyor hayat basbayağı nefesi.
Nefes nefese Azrail,
Sorgu melekleri bir de.
Çan vuruşu, ürküntü.
Bir artık dize kalmıştı, kaleminde ozanın.
Fark etmişti çünkü
Dört bir köşesinde ins atıkları,
Şu pespaye dünyanın.
Oldum olası oysa
Benim gönlüm y şıkkından yana.
Yani ki al eline pirinç tarağı,
Yarına dair savrukluğumu tara!
Benim yarınım seninkinden,
Onunki ve ötekinden,
Hatta toprak altı, gök üstü
Ne kadar haylaz canlı varsa
Hepsinden başka.
Benim yarınım ölüm sonrası vaad edilen,
Seyyaresi bol, kutca bir uzama.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
