VEDALAŞMAYI BİLMEK
istemsiz zoraki bir parmak ucu tutmalı
şubat zemherisi soğukluğunda kaldırıma
yer çekimli cılız bir ‘’hoşça kal!’’ sözcüğü düştü
oysa hiçbir veda özgüvensiz seslenme ünlemli sözcüğe sığmaz
hatta hiçbir vedaya sözcükler yetmez
yüreğinde yer açtığın insandan ayrılırken insan bedenini sakınmaz
şöyle kollarını geride hiçbir şey bırakmama telaşında
bir duyguyla koskocaman açarsın
karşındakini göğüs çaprazına alıp
sağlı sollu olanca gücünle kendine bastırırsın
iri ellerinle saçlarından kürek kemiğinin sırt çizgisini
omur boyunca parmak uçlarınla sertçe sıvazlarsın
yüreğinin üstüne yüreğinin üstünden
geçirimli bir sıcaklık yayarsın
ellerini ellerinin arasına alıp ısıtıp
bırakmak istememek duygusunu aktarırsın
küçük bir buseyi gül yanağın üzerine
cesaretlice son bir anı olarak bırakırsın
“görüşmek dileğiyle!’’ nezaketinde bir ifadeyle
arkanda bir ihtimali karşı tarafın kucağına bırakırsın
görüyorum ki sen doğru dürüst veda etme
yüreğini cesaretini beceremedin
oysa sevişmek de ayrılmak da hoyratlık ister
bu iş eğreti yapılan tekdüzelikle olmaz
dostlar böyle ayrılır
***
