SİZE SÖZ ANKALAR
Kolayca vazgeçmiyoruz öyle...
Yavaş yavaş biriktiriyoruz.
Her kötülüğün altından kalkmak zor olsa da
En güçlü yanımızla
Örtüyoruz hayal yıkımlarımızın üzerini.
Öyle alelacele,
Tam en son nokta var ya...
Eyvahh!
Velhasılıkelam ateşe veriyoruz limanı.
Ardımıza bile bakmadan,
Üzülerek izliyoruz
Boşa geçen yılların kalıntılarını.
O liman hiç kolay ateşe verilmedi,
Ta ki sabır testisi çatlayana kadar.
İnsan kaybedecek bir şeyi kalmadığında,
Yakıveriyor hatıralar gemisini
Tüm limanıyla.
Bir gidiş başlıyor başka diyarlara,
Selamı sabahı kesip...
Ait olduğu bu şehirden.
Acılar yumağından,
Bir bavula sığdırıyor.
Son umut kırıntılarını da alıp
Biniyor bir sandala
Çekiyor ömür küreklerini.
Yaralı kalbiyle,
Üzgün gözleriyle,
Kelebek kanatlı yüreğiyle,
Demir alıyor meçhule.
Alevler yükseliyor,
Duyuyorum yuvam dediğim evin çıtırtılarını
Oysa benim en büyük esaretimmiş orası.
Nasıl da canımı acıtıyor,
Prangalı tutsaklığım.
Tövbe ettim bir daha kimseyi sevmemeye.
Bozmam ömürlük yeminimi.
Kalbime batıyor hatırladıkça
Cam kırıkları,
Acıtan sözler,
Yüzümde hâlâ duruyor endişenin izleri.
Kırbaç yediğim omzum çok acıyor.
Kalbimin acısının işte onun tedavisi yok.
Hastalıklı bir ruhun sevdiği olmak,
Yıllarca suskun yaşamak,
İlk fırsatını bulduğunda limanları yakmak,
Özgürlüğü ellerinden alınmış kadınların işidir.
Yaktım limanları,
Özgürlüğe yelken açıyorum.
Uzun sürecek iyileşmem amma velakin
Bundan sonraki ömrümde,
Sakinlik makamını seçiyorum.
İyileşeceğim yavaş yavaş,
Yeniden doğacağım küllerimden
Size söz ankalar!
***
