SORULUR BİR GÜN
Yeter bu inadı gel dostum bırak
Musalladır sana inan son durak
Üstüne atılır bir avuç toprak
Ettiğin cürümler sorulur bir gün
İster elli yaşa, ister yüz yaşa
Dikilir azrail gün gelir başa
Yatırırlar seni o soğuk taşa
Tenin ak kefene sarılır bir gün
Bu yalan dünya koca bir handır
İnsan konar göçer misafir candır
Kim hesap yok derse bilki yalandır
Sonunda mahkeme kurulur bir gün
İnci gibi dişler bir bir sökülür
Simsiyah saçların tel tel dökülür
Bastonun dost olur belin bükülür
O koşan dizlerin yorulur bir gün
Ne hayâlin kalır, ne de bir cismin
Silinir kütükten namın ve ismin
Duvarda asılı kalır bir resmin
Sonunda defterin dürülür bir gün
Kalmaz gizlin saklın kurulur mizan
Getirir defteri ameli yazan
Dile gelir bir bir o gün her azan
Eğriler doğrular görülür bir gün
Yalan dünya güzel gider hoşuna
Beyhude harcama ömrü boşuna
Acımaz azrail gözün yaşına
Sonunda kalemin kırılır bir gün
Ömür sayfasında günlerin biter
Ne ocağın yanar, ne bacan tüter
Viran olur hanen baykuşlar öter
O uzak menzile varılır bir gün.
