SORMAYACAĞIM
Biliyorum döneceksin bir gün,
Çıkıp geleceksin, tembel zamanlardan.
Hiç tanımadığım bir kahırı giyinip bedenine,
Ahir vaktin son deminde çalacaksın kapımı,
Meyus yüreğin kirpiklerinden dökülecek geç kalınmış pişmanlıklar.
Suretine kanıp, yüreğinde yandıkların bakarken gözlerinden,
Yaban yürek yangınlarından çaresizce kaçışını ağlayacak kirpiklerin.
Ağırlaşan başına bir huzur serimlik omuz isteyecek yorgun bakışların,
Takatim olmayacak.
Volkanlar patlayacak yüreğimde,
Gözyaşım lav olup akacak damarlarımda.
Ne tutunacak şuursuz bir sevinç olacak artık
Ne yüreğim titreyecek gafil bir acıyla.
Kirpiğimin kanadından düşerken son damla nefes,
Şefkatle büyüttüğün yanlızlığımda,
Küllerim savrulacak canı viranda.
Biliyorum, geleceksin bir gün.
Belki bir akşam batışında,
Ya da bir şafak söküşünde,
Bir ışık doğacak karanlık pencereme.
Geleceksin ahir ömrün son vedasına.
Bir gül bırakıp kapıma,
Diz çökeceksin yanıbaşımda.
Sağnak olup yağacak pişmanlığın göz çukurlarından,
Vakit üşüyecek,
Karakışlar yanacak;
Ben gözyaşını öpeceğim,
Bilmeyeceksin!
Bir meltem nefesiyle fısıldayacağım kulağına
"Elbet buluşacağız ahir zamanda."
Duymayacaksın!
Ve arkanda bırakarak bir ömrün bitimsiz sevdasını,
Yeniden gideceksin,
Sormayacağım!
***
