ŞANLIURFA’DA BİR AKŞAMÜSTÜ
Güneş, Balıklıgöl’ün sularına devrilirken
Eski bir taş kemerin gölgesine sığınıyor zaman.
Urfa sokaklarında, dar ve dolambaçlı geçitlerde
Hava, taze kavrulmuş kahve kokusuyla ağırlaşıyor.
Bir köşede bir kadın, sabırla dokuyor günün kalanını,
Avlusuna dökülen serinlikle yıkayıp acılarını.
Çocukların sesleri karışıyor hanların uğultusuna,
Her taş, bin yıllık bir sırrı fısıldıyor gelip geçene.
Biliyorum, bu kadim şehrin bağrında
Yaralar da derin olur, sevdalar da.
Ama her akşamüstü, o kızıl göğün altında
İnsan yeniden inanıyor yarına,
Toprağın sıcaklığına, suyun sabrına ve insana...
***
