Portraıt Of Adele Bloch-Bauer I / Can Akın

Can Akın -PORTRAIT OF ADELE BLOCH-BAUER I
Advert

İNCELEME - ARAŞTIRMA - 04-05-2026 22:05

PORTRAIT OF ADELE BLOCH-BAUER I (1907)

Gustav Klimt'in "Altın Dönem" başyapıtı ve sanat tarihinin en ikonik portrelerinden biridir: 
"Woman in Gold" (Altınlı Kadın) 

Sanat dergisi için bir inceleme yapmam istendiğinde bu eserde nedense İstanbul'u hatırlatan şifreler gördüm. İstanbul'un bütün tarihi yerlerini gezmiş ve gizli tarihine vakıf biri olarak incelediğimde Bizans etkisini açıkça fark ettim. Nitekim Klimt, 1903'te İtalya'nın Ravenna kentindeki San Vitale Bazilikası'nda gördüğü görkemli Bizans mozaiklerinden – özellikle altın tesseraları (mozaik taşları) kullanma biçiminden – derinden etkilenmiştir. Bu etkiyi portredeki yassı, parlak altın yüzeylerde görmek mümkündür (Ben de bu bazilikayı Maria ile birlikte gittiğimiz bir kültür gezisinde bizzat görme şansına eriştim.)

Portrait of Adele Bloch-Bauer I (1907), Klimt'in "Altın Dönem" başyapıtı ve sanat tarihinin en ikonik portrelerinden biridir. Woman in Gold (Altınlı Kadın) olarak da bilinen bu eser; eşsiz teknik özellikleri, yoğun sembolizmi ve dramatik mülkiyet geçmişiyle dikkat çeker.

Eser Künyesi

Sanatçı Gustav Klimt, 1903-1907 yılları arasında çalıştığı tabloyu 1907'de tamamlamıştır. Teknik olarak tuval üzerine yağlıboya, altın ve gümüş varak kullanılmıştır.

Kare formattaki eser yaklaşık 140 x 140 cm (veya 138 x 138 cm) boyutlarındadır. Sembolizm / Art Nouveau (Jugendstil) akımının önemli bir örneği olan tablo, günümüzde New York'taki Neue Galerie'de sergilenmektedir.

Sanatçı ve Eser İlişkisi

1903 yılında dönemin zengin iş insanı Ferdinand Bloch-Bauer tarafından eşi Adele için sipariş edilen bu portre, Klimt'in en karmaşık ve gösterişli çalışmalarından biridir.

Sanatçı, Adele'in fiziksel görünümünün ötesine geçerek onun ruhsal ve entelektüel varlığını da betimlemeyi hedeflemiştir. Bu eser, figür ile dekorasyonu birleştiren üslubunun en olgun örneğidir.

Sembolizm ve Estetik

Tabloda kullanılan altın varak, yalnızca dekoratif bir unsur değil; aynı zamanda modeli dünyevi ve kutsal arasında bir figüre dönüştüren güçlü bir araçtır.

Adele'in elbisesi ve arka plan, göz ve yumurta gibi geometrik desenler ile sembollerle bezenmiştir. Bu motiflerin bolluğu, izleyiciyi büyüsü altına alan bir 'tümsek etkisi' yaratır. Portre ayrıca modele dair ipuçları da barındırır: Adele'in elleri, şekilsiz bir parmağını gizlemek için alışılmadık bir şekilde kavuşturulmuştur. Çevresindeki şeffaf pelerinin üzerine işlenmiş küçük "AB" (Adele Bloch-Bauer) monogramları ise tabloyu daha da kişiselleştirir.

Dramatik Tarih: Zulüm, Hukuk ve Rekor Fiyat

Tablo, 1938'de Avusturya'nın Nazi Almanyası tarafından ilhak edilmesinin (Anschluss) ardından Bloch-Bauer ailesinin mal varlığına el konulmasıyla birlikte 1941'de Naziler tarafından yağmalanmıştır.

Ferdinand Bloch-Bauer İsviçre'ye kaçarken tablo, Viyana'daki Belvedere Müzesi'ne verilmiştir. 1998'de Avusturya'nın iade yasasını çıkarmasıyla ailenin hayatta kalan son üyelerinden Maria Altmann, hukuk mücadelesine girişmiştir. Bu süreç ABD Yüksek Mahkemesi'ne kadar uzanmış ve nihayet 2006'da tahkim komitesi tablonun aileye iade edilmesine karar vermiştir.

Haziran 2006'da kozmetik kralı Ronald Lauder, tabloyu o dönem için bir rekor olan 135 milyon dolara satın alarak New York'taki Neue Galerie'de sergilenmesini sağlamıştır. Bu destansı hikâye, 2015 yılında vizyona giren Woman in Gold (Altınlı Kadın) filmiyle beyaz perdeye uyarlanmış; filmde Maria Altmann'ı Helen Mirren, genç avukatını ise Ryan Reynolds canlandırmıştır.

Sonuç olarak; Klimt’in fırçasıyla can bulan Adele, aslında Ravenna üzerinden İstanbul’a, Ayasofya’nın o altın loşluğuna selam gönderen bir modern zaman ikonasıdır.

***


Editör: Nüzhet Ünlüer

Günün Diğer Haberleri