ON KASIM
Tarih, Hakk Teâlâ'nın toplumlara emanet ettiği bir değeri daha 10 Kasım 1938 yılında bağrına hapsetti. "Emanetim benimdir" der gibi.
Şu âleme damga vuran nadir kişilerin izlerini silmeye kimsenin gücü yetmez. Yetmiyor da. O nasiptir çünkü.
Bazen iftiralar bazen hatalarıyla vurmalar bazen sözleriyle yaftalamalar. Ama hiçbiri işe yaramaz. Çünkü onlar seçilmiştir ve tarihin silinmeyen mühürleridir.
Tarih, tarihe damga vuranları not düşer. Mustafa Kemal Atatürk gibi. Bedeni toprak olsa da gönüllerde hep yaşatır Yaradan.
Sevgiyi hak etmek kolay değil. Bunu kendinden defalarca ödün vererek ve vatan aşkıyla yapmak hiç kolay değil. İsminden asırlar boyu bahsettirmek bir lütuf. O lütfu kazanmaksa ayrı bir ihsan. Anlayamamaksa maalesef hezimet.
Mustafa Kemal Atatürk, Allah'ın Türk milletine nasip ettiği ender kişilerden. 'Ağaç yaş iken eğilir' sözünü benimseyen, doğruluğu, dürüstlüğü, çalışkan olmayı, büyüklerini saymayı, küçüklerini sevmeyi, yurdunu ve milletini kendinden bile çok sevmeyi öğütlemişti. Hedefleri olan, hep ilerleyen bir nesil olmayı daha ilkolkul sıralarında öğretmişti.
Vatan sevgisini ve mücadeleyi, modelleme usulüyle göstermesi ise bugünün pedoglarının bize tavsiyesini yüz yıl önce uyguladığını gösteriyor.
Bugün 10 Kasım. Vefatının yıldönümünde; bu vatanı canımız pahasına, ilelebet koruyacağımıza, ülkemizi iç ve dış düşmanlardan muhafaza edeceğimize, gençlerimize doğruluğu, dürüstlüğü, çalışkan olmayı, yurdunu, milletini kendinden çok sevmeyi anlatacağımıza söz veriyor, rahmetle anıyoruz.
***
