İLETİŞİMİN ÖNEMİ
İletişim; insanların duygu, düşünce, ihtiyaç, arzu ve isteklerini dile getirebilmek için kullandığı ifade yöntemidir. Resimler, şekiller, logolar vb. evrenin her yerinde iletişim vardır.
Peki iletişimi oluşturan öğeler nelerdir?
1) Gönderici: İletişimi başlatan öznedir. Çoğunlukla bir şeylerle etkileşime girmek zorunda kaldığı zaman, ilk iletiyi bu öge gönderir. İletişimin üç temel ögesinden biridir.
2) Alıcı: Göndericinin iletişime geçtiği taraftır. Gönderici iletilerini gönderirken alıcıyı iyi tanımak zorundadır. Alıcının yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu, maddi imkânları, medeni durumu gibi beş temel kıstası dikkate almalıdır. Gönderici eğer alıcıyı tanımadan iletileri gönderirse, iletiler gürültüye dönüşür.
3) İleti: Gönderici ile Alıcı arasında oluşan tüm etkileşimlerin toplamına ileti denir. İleti bir nehir, dere, köprü misalidir. Akışkandır. Bedensel ve zihinsel tepki sonucu ortaya çıkar. Örneğin, Ali’nin Mehmed’e “Yarın sınavım var.” demesi bir iletidir. Anlamın olduğu her yerde ileti vardır. Bazen bir taş, resim, logo, koreografi vs.
4) Kanal: İletişimi sağlayan ögedir. Gönderici ile alıcının birbirine ulaşabilmesi için gereklidir. İlk insanlar çoğunlukla güvercin, ateş, ses yoluyla iletişim kurmaya gayet ederken, sanayi inkılabı sonucu teknolojinin gelişmesiyle yazıyla, mektupla devam eden süreç artık yerini telefon, bilgisayar, TV gibi araçlara bırakmıştır.
5) Araç: Çoğunlukla kanal ile karıştırılır veya birbirinin yerine kullanılır. Ancak birbirinden farklıdır. Kanal dış cephe iken; araç iç malzemedir. Örneğin, aşıkların birbiriyle mektup üzerinden yazışmaları kanaldır; yazılan tüm yazılar araçtır. Araç genellikle sütunlar arasında gizlenir.
6) Kod: Şifreleme de denilebilir. Gönderici ile alıcı arasında gerçekleşen iletilerin birbirleriyle ikisi arasında “özel” olarak gerçekleşen, gizli iletişim şeklidir. Sadece gönderici ve alıcı taraflar bilebilir.
7) Dönüt: Kısaca Göndericinin alıcı ile veya alıcının göndericiyle iletişim kurarken birbirlerinin mesajlarına cevap sağlamasıdır.
8) Bağlam: Gönderici ile alıcı arasında gerçekleşen iletişim sürecinin yaşandığı iletişim ortamıdır. Bir trafik kazası olduğu zaman, olay yeri bağlamdır. Ya da bir ofiste 4 numaralı odada gerçekleşen toplantıda, bağlam 4 numaralı ortamdır.
İletişimi bilim haline getiren isimler Shannon ve Weaver gibi bilim insanlarıdır. Özelikle matematik iletişim modelini ortaya çıkarmışlardır.
Claude Elwood Shannon (matematikçi, elektronik mühendisi) ile Warren Weaver (matematikçi, bilim insanı) tarafından 1948 yılında yazılan “İletişimin Matematiksel Kuramı” makalesinde ortaya çıkan “Shannon ve Weaver İletişim Modeli”, tek yönlü ve doğrusal (linear) model olarak tanınmıştır. Matematiksel tabanlı bu modelde, çıkış noktası teknik olduğundan, iletişim sürecinde veri kaybının olmaması üzerine yüzde yüzlük ileti aktarımı amaçlanmıştır. Shannon ve Weaver (1948) tarafından önerilen modelde geri bildirim olmamasına rağmen, geliştirilmiş modelde geri bildirim özelliği eklenmiştir.
Örnek olay: Ahmet ve Ayşe adında iki öğrenci olduğunu varsayalım. Bu öğrencilerin arasındaki yüz yüze iletişimi örnek verecek olursak; Ahmet’in kendisi “bilgi kaynağı”, ağzı “aktaran”, konuşma esnasındaki ses dalgaları ise “sinyal” olarak adlandırılabilir. Ayşe’nin kulağının “alıcı” olarak tanımlandığı bu iletişime zarar veren herhangi bir fiziksel, psikolojik, fizyolojik ve sosyal etmen ise “gürültü” olarak örneklendirilebilir.
İletişimi bir küme içine alıp tek bir kavram üzerine değerlendirmek mümkün değildir. Çünkü evrenin tümü iletişimdir. Biz anlayalım veya anlamayalım eğer bir yerde “anlam” varsa, orada iletişim de vardır. İletişim için en az iki varlığa gereksinim yoktur. Tek olması gereken ileti, mesaj veya anlamdır. Bu da evrenin her yerinde mevcuttur. Sadece insanın insanla, veya hayvanın hayvanla, hayvanın insanla kurduğu iletişimde çeşitlilik vardır. Bu da iletişimin çok katmanlı ve sınırsız bir kavram olduğunu ortaya koyar. Her canlı için iletişimin tanımı ve iletişim şekli farklıdır. Bu yüzden, iletişim kolay bir sözcük gibi görünen ancak içinde çok büyük deryalar taşıyan bir değerdir. Hayatın kendisi anlamlıdır. Bu yüzden hayat da iletişimdir.
İletişimin kesin bir tanımının yapılamaz olması onu diğer bilim dallarından ayıran en önemli etmendir. Matematikte sayılar, biyolojide canlılar, kimyada maddeler incelenirken, iletişim için böyle bir şeyden söz etmek iletişim kavramına haksızlık etmek olur. İletişimi de diğer alanlardan ayrılan, onu değerli kılan yönü de buradan kaynaklanır. Başlı başına bir gezegendir iletişim…
Her alanı besleyen, her alanda kendisine koltuk ayırtılan, herkesle dost olan, herkesle bağı bulunan kendi kendine var olandır. Onun kimseye ihtiyacı yoktur. Bir “Tanrı” gibidir. Hiç kimseye muhtaç olmayan, ancak herkesin kendisine bel bağladığıdır. Bu yüzden iletişim her şeydir. Hiçbir şey iletişim olmadan hayatta kalamaz, büyüyemez, gelişemez. Evrenin de hayatın da, sürekliliğin de tek dayanak noktası iletişimdir. İletişim hayattır, nefestir, candır, kalptir, ruh ve bedenin vücut bulmuş halidir.
