HUZURA KAÇIŞ
Bir kaçıştı benimkisi belki de,
Şehrin kalabalığından,
Betonların ürkütücü hâllerinden.
Sakinliğe kaçış...
Bana göre değil kalabalık ortamlar.
Ben şöyle bahçesi olan, pencereleri mavi,
Camlarında sardunyalar, kapısında begonvillerin boy verdiği bir ev istiyorum.
Bahçesinde, küçük bir havuz,
Limon ağaçları, kiraz, erik, elma olsun.
Bir kaç tane de zeytin ağacı olsun.
Soframda yer alsın zeytinyağı ve zeytinim.
Tam camın önünde bir masa bir kaç sandalye.
Üzerinde taze demlenmiş çayım olsun...
Arada dostlarım gelsin muhabbeti demiyle.
Eşlik etsinler orta şekerli, bol köpüklü kahveme.
Bundan sonra gereksiz kalabalıklar değil,
Huzur olsun, verenleriyle birlikte.
Sezen'im zaten benimle gittiğim her yerde.
Dinlerim şöminemin başında, keyifle...
Öyle lüks şömine değil, köy usülü.
Küçücük bir bahçem olsun.
Dalından domatesim,
Soframda bolca huzurum.
İnsan yaş aldıkça sadeleşiyor,
Seviyor tenhalığı...
***
