HOŞ GELDİN GÖNLÜME
Hoş geldin gönlüme
Öyle sessiz sedasız
İçimde kopararak fırtınaları
Usulca süzülüp göz bebeklerime
Kaç vedadan kaç mevsimden
Kaç özlemden sonra
Yeniden filizlendirip gönül bahçemi
Bir çocuk heyecanıyla
Hoş geldin gönlüme
Sessiz bir dağ kuytusunda
Ilık bir esinti gibi
Bir martı kanadında baharın
Bir bebek gülüşünde
Dar bir vaktinde akşamın
Alaca ay ışığında
Konup dudağıma buse tadında
Mevsimleri değiştirdin
Hoş geldin gönlüme
Beyaz papatyaları andıran
Bir gelincik tarlasında
Bir kekik mevsiminde baharın
Bir gülüşün gamzelerinde
Bir bakışın sonsuzluğunda
Yeniden işlettin aşkı nakış bakış
Her devrin yalnızlığında
Hoş geldin gönlüme
Bir daha gitmemezcesine
Yüz yıllık asır gibi kokacak
Tarihçe
Saklayıp gözlerimin en derinine
Tutuklu kaç şiire konuk
Bakışlarının mahmurluğu
Kaç sarhoş kadehte
Hiç uslanmayan kalbime ışık
Mırıldandıkça dökülür
Senli zamanların bütün sensizliğine
Hoş geldin gönlüme
