HAYATIN SERMAYESİ: ZAMAN
Hayatın içindeki en önemli kavramların başında gelen sözcüklerden birinin üzerinde duracağız. Yaşamın içinde olan, her canlı–cansız varlıkla birlikte anlam kazanan ancak tek başına değeri olmayan bir obje...
İnsanlar, hayvanlar, diğer cansız varlıklar, kâinat, evren...
Tüm varlıkların zaman algısı ve zamanın içindeki yaşamı biriciktir. Ancak varlıklar grubunda zamanın “İnsan” türündeki anlamı ve değeri, diğer türlerden farklılık arz etmektedir. Diğer canlılar açısından zaman belirli, çerçeveli, sınırlı kurallar içinde devinir. Oysa insanın düşünen, gören, duyan, karar mekânizmasını kendi iradesi ile verebilen gücünün olması, “zaman”ı insana sunan en önemli hediyedir. Diğer canlılar açısından “dün – bugün – yarın” zaman devinimlerinin işleyişi ve içi renksizdir. İradelerinin olmaması, davranış biçimlerinin ve algı güçlerinin belirli ölçülerle çizilmiş olması bunun temel nedenidir.
İnsan, zamanı ayarlayabilir, yaşayabilir, ona renk ve şekil giydirerek ruhunun içindeki karanlıkta kalmış mağaraların içine güneşi alabilir. Her insanın güneşi kendisidir. Bazı yerlerde sıcaklığını gösterir, bazı yerlerde aydınlığını...
Bunu belirleyen, zamanın içinde olan kahramanımızın haletiruhiyesidir. Ruh halimiz zamanı tanımlamada da gölgemiz olur. Yaşadığımız, yaşattıklarımız, yaşamak istediklerimiz bizim için zaman kavramını oluşturur. Çok yakın birini kaybeden, depresyona giren kişinin zaman algısıyla; mutluluktan uçan, iyi bir iş teklifi alan veya eğitim hayatında ulaşılması zor başarılardan birini elde eden; örneğin biyolojik çalışmalar sonucu daha önce hiç keşfedilmemiş hayvan dokusunun genetiği ile ilgili buluşu bulan bilim adamının “zaman”ın içinde yaşadıkları zaman gerçek de olsa “doğru gerçeklik” açısından zıt kutuplar içerir. Aslında her iki kahraman için de orada zaman devre dışı kalır. Duyguları onları esir alır, yaşıyor oldukları eylemler zaman üzerlerinden çekilmeden normal şartlara dönmez. Her iki yönde de devam eden süreç zamanın kendisidir. Zaman onları teğet geçer. Onlar zamandan etkilenir; zamanın soyut olduğu, hayatın yaşam merkezinde yer alması gibi bileşenlerden ötürü ‘zaman’a hiçbir şey olmaz. Ne yumruk darbesiyle yere düşer, ne de gücünden bir şey kaybeder. Bir bakıma “İlâh” da diyebiliriz. Her şey onunla başlar, onunla biter. Tüm varlıkların otokontrolünü sağlar. Bir nefes, bir kalp, beyinden oluşan canlıdır. Kalbi, beyni, bedeni dışarıdan veya içeriden görülmez, dokunulmaz, iletişime geçilmez.
Zaman, herkesi ve her şeyi içinde taşıyan, koruyan, büyüten ve yaşam verendir. Hiçbir varlık, zamanın mekanik gücüne erişemez. Hiçbir canlının iktidarı zaman kavramını elinde taşıyamaz. Zaman, her türlü bağımlılıktan ve ilişkiden kendini soyutlayabilir.
Sözlerimizi “Zaman Şairi” Ahmet Hamdi Tanpınar ‘ın ‘Ne İçindeyim Zamanın” şiirindeki şu dizelerle bitirelim:
“Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpâre, geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında.”
