GURBETÇİNİN VATAN HASRETİ
Buram buram tarhana çorbası sofrasına hasretim
Uçsuz bucaksız bozkırına hasretim
Yamacında yavru kuzuların otlandığı çimlerine hasretim
Kurnasından şırıl şırıl akan tatlı suyuna hasretim
Rahmetli anamın nasır tutan o mübarek elleriyle yaptığı sıcacık tandır ekmeğine hasretim
Gençlerin gezip tozduğu köy meydanında Ramiz dayının bir bardak sıcak çayına hasretim
Uzayıp giden ince patika yol kenarında biten rengarenk papatyalara hasretim
Güzel köyümün mis gibi kokan havasına hasretim
Deli Remzi'nin yaptığı şakalarına hasretim
Kapısına taşla vurup kaçtığım Emiş teyzenin arkamdan kovalarken bağrışına hasretim
Emmim oğlu Mustafa ile oynadığımız oyunlara hasretim
Kınalı kafalı buzağının sesiyle uyanmaya hasretim
Odamın penceresine bakan mis gibi kokan çam ağacının kokusuna hasretim
Köyden kasabaya giderken bindiğim minibüsün teker sesine bile hasretim
Ben güzel Vatanıma Türkiye'me hasretim.
