ÇOCUKLUĞUMUN AYAK İZLERİ
biliyorum geri gelmeyecek
o çocukluk günleri
ayak izlerimi bıraktığım sokaktaki
kaldırımlar çamurlu yollar
hep mazide kaldı
bakkalı fırını kahvehanesi
dört basamak merdivenle
çıktığımız kira evimiz
kış aylarında
devamlı yanan sobamız
soba üzerinde
pişirilen bazlamalar
geçmişin bir parçası oldu
sokağımız asfalt değildi
kışın çamur yazın toz olurdu
iki beton direk dikmişlerdi
biri bir ucunda
diğeri öteki ucunda
elektrik kesilince
tepelerindeki lambalar sönerdi
karanlıktan ürkerdim
renk renk misketlerim
çizgi romanlarım
deste deste
futbolcu kartlarım vardı
okulumun yan sokağında
bisiklet kiralardı yaşlı bir adam
elime kaç kuruş geçerse
o kadar binerdim
on kuruşa iki on beşe üç tur
tek tur arttırmazdı sahibi
boyu yüksek olanlarda zorlanır
ayağımın birini yandan sokardım
"üç teker iki teker" derken
ben büyüdüm bisikletler büyüdü
giden gitti göçen göçtü
kimi sokaktan kimi dünyadan
ben de gittim bir gün
her şey geride kaldı
sonradan kulağıma geldi
Şeref abi bakkalı kapatmış
bisikletçi İhsan amca ölmüş
fırını pastane yapmış
Hasan ustanın çocukları
bizim evin üstüne
bir kat daha çıkmış yeni sahibi
tozuna toprağına bulandığımız
sokağımıza da asfalt dökmüşler
ayak izlerim kaybolmuş
habersiz gitmiş çocukluğum
***
