Bir Kitap: Kavacık Köyü’nün Öğretmeni - Fakir Baykurt / Salih Koç

Hazırlayan: Salih Koç -BİR KİTAP: KAVACIK KÖYÜ’NÜN ÖĞRETMENİ / FAKİR BAYKURT
Advert

KİTAP ANALİZİ - 26-04-2025 15:43

KAVACIK KÖYÜ’NÜN ÖĞRETMENİ / FAKİR BAYKURT

Özyaşam Serisi'nin ikincisi olan “Köy Enstitülü Delikanlı” kitabını daha önce okumuştum.

İlk kitabında, Gönen Köy Enstitüsü’nde öğrenciyken Reşat Şemsettin Sirer’in bakan olmasıyla ‘’ıslah’’ adıyla başlayan yıkımdan onlarca öğrenci gibi Fakir Baykurt’un da paçasını zor kurtardığını en ince ayrıntısına kadar okumuştuk.

Bahsedilen bu kitapla da beş yıllık ilkokul öğretmenliği döneminde neler çektiğini en  ince ayrıntısına kadar öğrenme fırsatı buluyoruz.

Buna benzer, yaşamından kesitler sunduğu diğer sekiz kitabı da alıp okumaya karar verdim. Hatta "Şimdiye kadar neden okumadım?" diye kendime kızmadım değil. Bu, Fakir Baykurt’tan hiç kitap okumadığım anlamına gelmesin. Bu kitapların dili, romanlarından oldukça farklı ya da bana öyle geldi.

Kitabı okuyunca, Köy Enstitülü öğretmenlerin o denli baskılar karşısında bir çıkar yol olarak yüksek öğrenimi tercih etmek zorunda kaldıklarına şahit oluyor ve ister istemez  ‘’Ben olsaydım ne yapardım?’’ diye sormaktan kendinizi alamıyorsunuz.

"570 sayfalık tuğla kalınlığındaki bu kitabı ne zaman bitireceğim?" diye düşünmeden, bir sonraki sayfada ne var diye merakla okuyorsunuz. Kitabın en önemli özelliklerinden biri de sizi sürekli ‘’Ben olsaydım ne yapardım?’’ diye sorgulatması.

Çok yoksul, dağ başındaki bir köye muhtarlık seçimleri için görevlendirilen Fakir Baykurt’a, yakın arkadaşları, ‘’O köyde konaklama, bitlenirsin! Yemeklerini yiyemez, aç kalırsın! Bitişiğindeki göçmen köyünde yat, sabah geçersin.” diyerek uyarılarda bulunuyor. Ancak Fakir Baykurt, bu uyarılara aldırmadan köylülerle tanışmayı, orada konaklamayı ve onları daha yakından tanımayı tercih ediyor.

Günümüzde, birçok aydının yapamayacağı bir davranış olduğu da apaçık ortada. Bu tavra cevaben, ‘’Onlar nasıl yaşarsa ben de öyle yaşarım.’’ mealinde bir yanıt vermesi onun, özü sözü bir insan olduğunun somut bir göstergesidir.

Gazi Eğitim Türkçe Bölümü’nü bitirip Sivas Lisesi’ne Türkçe öğretmeni olarak atanmasıyla kitabın anlatımı sona eriyor. Eşi, annesi ve kız kardeşi ile yaptığı Sivas yolculuğunun detayları ise merak uyandırıcı. İster istemez bundan sonraki yaşamını ve neler olduğunu merak ediyorsunuz.

Bu kitabı okurken ülkemizde "olmayan demokrasiye" geçmenin hiçbir faydasının olmadığını da anlıyoruz. Ayrıca bin dokuz yüz kırklı ve ellili yılları da adeta yaşamış gibi oluyoruz.

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Editör: Seher Uslu

Günün Diğer Haberleri