DELİ ÇOCUĞUN GÜNCESİ / ÖZGÜR BACAKSIZ
Değerli Okur,
Yazarın daha önce birkaç kitabını okumuştum ve kalemini tanıyorum. Yazdıkları yalın ve anlaşılır. Hani “Acaba bunu mu demek istedi, şunu mu kastetti?” diye bocalamıyorsunuz. Ne anlatmak istiyorsa doğrudan, samimi ve anlaşılır bir şekilde aktarıyor.
Yazar, bu kitabında çocukluk travmalarından başlayarak insanların hayatları boyunca yaşayabileceği sorunları, karşılaştıkları zorlukları, kendilerine değer verme konusunda yaşadıkları sıkıntıları, içsel çelişkileri ve hayattan alınan dersleri kaleme almış.
Bunun yanında günümüz aşkları ile geçmişte yaşanan aşkları da kıyaslamış. “Eskiden aşklar daha derindi.” düşüncesi üzerinden günümüz ilişkilerine bakmış. Haklı olduğu yanlar var elbette. Günümüz tüketim çağında her şey çok hızlı tüketiliyor; ilişkiler, duygular, insanlar… Her şey biraz daha aceleci, biraz daha yüzeysel ve belki de biraz daha duygusuz hâle geliyor.
Ne çok şey yazmış yazar bu kitapta. Günümüzün ezberlenmiş yaşamlarından, insanların kendilerine ve çevrelerine yabancılaşmasından örnekler verirken aslında okuyucuya da bazı sorular sorduruyor. “Ben neredeyim, neyi gerçekten yaşıyorum ve ne kadar kendimim?” diye düşündürüyor.
Yazar, çevrenin insan üzerindeki yararlarından ve zararlarından da bahsetmiş. Bazen bizi şekillendiren, bazen de bizden uzaklaştıran çevremizi sorgulatıyor.
Kim bilir, belki de deli olmak daha iyidir. Çünkü bazen “deli” denilen insan, herkesin normal kabul ettiği şeyleri sorgulayan, kendi doğrularının peşinden giden ve daha samimi olandır. Belki de asıl delilik, kendimizden uzaklaşarak herkes gibi yaşamaya çalışmaktır.
Kitabı okuyun derim. Herkes kendinden mutlaka bir şeyler bulacaktır. Belki bazı sayfalarda kendi geçmişine rastlayacak belki de birkaç satırda hayatının bir özetini okuyacaktır.
Bu da benden olsun: “Her şeyin fragmanını izlemek, her şeyi önceden bilmek isteriz. Ama hayatımızın fragmanı yok. Çünkü başrol oyuncusu biziz...”
ALINTILAR
“İnsan her şeye alışan bir yaratıktır.”
“Zaman geçti, insanlar geçti, dalgalar geçti...”
“En büyük delilik insanın kendi tımarhanesinden kaçmasıdır.”
“Beni iyileştirebilecek şeyler bulmaya çalışırdım.”
“Bazı paragraflarda kendi benliğimi aradım.”
“Uyuduk bir yastıkta, izledik karambol acıları, gelişigüzel travmaları.”
“Yaşayan insanlar vardır, bir de yaşam dolu insanlar.”
“Bizler bir mana arayışında tüm manaları kaybeden boş ruhlarız.”
“Ve gitmek daima bir cevaptır bu dünyaya.”
***
