Bir Kitap: Babamı Yutan Kitaplar / Alfonso Cruz 

Yazan: Işıl Işık -BİR KİTAP: BABAMI YUTAN KİTAPLAR / ALFONSO CRUZ
Advert

KİTAP ANALİZİ - 31-12-2023 19:45

BİR KİTAP: BABAMI YUTAN KİTAPLAR / ALFONSO CRUZ

Bugün sizlere, çevirisi Burçe Kaya'ya ait olan, Portekizli yazar Afonso Cruz'un; "Babamı Yutan Kitaplar" isimli romanından bahsetmek istiyorum.

Ben, Portekizli yazarları seviyorum sanki. Daha önce de, David Machado'nun "Gitme" isimli romanını okumuş ve çok beğenmiştim. O da, Portekizli bir yazar. Böyle sıcak çikolata gibi adamlar. Hele bide kış'a da denk gelirse içiniz ısınıveriyor.

Unutmadan, Portekiz, şekeri yemeklerde etkili olarak kullanan ilk Avrupa ülkelerinden biriymiş. Boşa sevmemiş şeker sever yanım.

Her iki dilde masalsı, ipeksi, yumuşatıcı ve ağrı kesici ilaçlar gibi. Uzun ağdalı, tabiri caizse sıkıcı kitapların komasından çıkınca, böyle eserlere rastlamak ruha sanki pansuman.

Portekiz, bana böyle cıvıl cıvıl insanların yaşadığı renkli balonlar ülkesi gibi geliyor. Ortak yazarlar birliği olmuşcasına bir dil birliği var aralarında. Her yaş grubuna uygun kıyafetler misali. Çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek herkesin okuyabileceği türden. Üzerine kip oturuyor giyenin. Laf aramızda, çocuklar için bir derece daha iyi bir kan uyumu var. Alfonso Cruze ayrıca animasyon filmler yapıyormuş. Gitar, banjo ve ukulele çalıp şarkı söylediği caz blues grubu The Soaked Lamb'in bir parçasıymış. Işığı boşa değil yani.

Şimdi konu diyebiliriz:

Roman, 27 küçük öyküden oluşuyor. Sanki, günlüklerini değerlendirmiş yazar. Sıkmadan kahve ve ihtiyaç molası imkânı dahilinde. Müthiş konforlu. Her vücut şekliyle okumaya açık. Çünkü anlaması ve hazmı kolay.

“Vivaldo! Vivaldo! Vivaldo” diye bağıran bir bölüm başkanı nidalarıyla başlıyor "Babamı Yutan Kitaplar."

Vivaldo Bomfim'in hikâyesini, Elias Bomfim'in büyük annesi anlatıyor. Babası Vivaldo'yu, Elias hiç hatırlamıyor. Onun sözleriyle; "Bu kötü zamanlarda annem bana hamileydi ve ben onun rahminde çamaşır makinesinde dönen giysiler gibi yüzüyordum. Babam ise yalnızca kitaplar hakkında düşünüyordu. Kitap, kitap, kitap."

Her şey, Elias'ın küçük dünyasında, ölen babasını kitapların içinde aramasıyla başlıyor. Üst kurmaca bir macerada, kitap kahramanlarıyla konuşarak, babası Vivaldo'nun izini sürüyor. Ona tavan arasında babasının kütüphanesi miras kalıyor. Anahtarı büyük annesi veriyor. Zamanının en renkli, heyecan verici bölümleri bu kütüphanede geçiyor. Kimler yok ki!..

Dr. Moreau'nun adası, Edward Prendick, Raskolnikov, Lady Vain, Argos, Zirkov, Hazine Adası ve Dr. Jekyl ve Bay, Hyde, arkadaşı Bombo, Lao Tzu vs. vs hepsine din adamı babası Vivaldo’yu soruyor.

Elias Bonfim, babasını kitaplar aracılığıyla, kah kanla boyalı ceketiyle ateşler içinde yatan Raskolnikov’dan hareketle, kâh Chuang Tzu’nun kelebek düşüyle muhteşem bir yolculuğa soluksuz bir maceraya götürüyor.

Sonunda, Elias babasını buluyor mu?

Yoksa, insan etten ve kemikten değil de, hikâyelerden mi oluşuyordu?..

Masal aromalı bu lezzeti mutlaka tatmalısınız.

"Boş verin, önemli olan kötü kokuya alışınca onu hissetmeyi bırakıyoruz. Raskolnikov aynı şeyi düşündü. Öldürmek sıradan ve yaygın bir şey olsaydı, artık ona işgence eden bir şey olmazdı. Bu yüzden öldürmeye başladı. Size şöyle söyleyeyim, Dostoyevski'nin okuru azalmaya başlamıştı."(say. 67)

Var olan her şeyin bir tersi, bir zıddı vardır derler. Ama bir öpücüğün tersi nedir? Beklediğiniz gibi tokat atma eylemi değildir. Sevdiğimiz insanı başka birini öperken görmektir. (say. 61)

"İnsanlar kitapları içten bir şekilde okuyor. Kitaplara dönüşüyorlar." diye yanıtladım. (say. 84)

Günün Diğer Haberleri