ANLATILMAZ
Yoruluyorsan her an her şeyden
Bir telaş başlıyorsa yeniden
Bir rüya gibi geçiyorsa mevsimler
Dahası anlatılmaz
Emek vermek toprağın başağı beslediği kadardır
Buruk saatler insanda iz bırakır
Çöküyorsa beynine damarlarından bir sis
Dahası anlatılmaz
Neşter misali yaraların depreştiğinde
Uzaklaşır insan insana
Kendiyle kala kalır yalnızlığın ısıran gülüşünde
Alıyorsa güneş sarı saçlarını yeryüzünden
Hüznün de öyle bir çırpıda anlatılmaz
Boğazında bir düğüm varsa geçmişe dair
Çalkalanır için sanki ayran misali
Demlenen her çay dünü yaşatıyorsa
Acının her saniyesi bin yıl gibi geliyorsa
Çaresizliğin anlatılmaz
Dört mevsim altı üstü dört yaprak
Yüreğin atmıyorsa eskisi kadar
Nefesinde hıçkırık kalbinde dört duvar
Ve de yansıyorsa yüzüne hazin bir öykü
Gökyüzü kâğıt olsa anlatılmaz
Anlatılamaz
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
