ANILARIN İZİNDE
Şakaklarımı döğüyor
Boyası dökük tahta penceresi
Nefes alırken ciğerlerimi yakıyor
Islık çalan rüzgârın sesi
Kalp atışlarını duyabiliyorum
Hayata ve yoksulluğa rağmen
Sobamda cılız bir ateş
Gözlüklerim buğulanmış soğuğa değerken
Usulca eğilip ekliyor
Eski bir hayal gibi
İlahi bir dokunuşla kalbime damlıyor
Kaderimi yazan kalemin mürekkebi
Nerede kalmıştık diyor nerede
Bir meçhule doğru kaçarken
Aşkının attığı düğüm
Boğazımı kor bir ateş gibi yakarken
Gözlerinde soran bir ifade
Ve giderek büyüyen bir sessizlik
Sorgulayan yüzünde
İliklerine işlemiş yolcular gibiydik
Zaman savurdu acı içinde diyorum
Yüreğimdeki bu pas bu kırgınlık
Anıların izinden geliyor
Göğsümde kurşun gibi duran bu ayrılık
