YA HU
"Hu" diyorum başına "ya" ekleyerek,
Huyun suyuma karışıyor,
Öylesi zikre düşüyor ki dil
Sevdanla bezenerek.
Yaşamak kadar güzelsin işte;
Sonsuza değin yaşamak kadar.
Seninle çalkalanıyor tarihi aşkın.
Canıma minnet...
Bir gün gelecek beraber utanacağız,
Yegane kazancımız olacak utancımız.
Boşa çıkacak hamleleri bir bir arsızlığın.
Ben süzülüp gözlerinin rengine,
Dalıp çıkıp usarene anlı ansız,
En şık gülüşlerini toplayıp semanın
Atacağım sepetine ışıl ışıl.
Bir kolunda ben, diğerinde sepet,
Evren ötesi güzelliğin,
Tüm evrene edercesine nispet.
Boynunda kelebek yuvaları…
Kılcal damarlarımda gezinen göçücü kuşlar,
Ak özlü bahar bulutları.
Her biri pırıl pırıl.
Ruhunadır sözlerimdeki en itibarlı hicret.
Ben senin şövalyen değilim,
Benim sevdam aşar seni
Uzak dur benden Juliet!
Çapkın bakışların umrumda mı sanıyorsun,
Şehla gözlü Scarlet!
Bende var ki öylesi bir mücevher
Ona her baktığımda
Kalp etmiyor akla riayet.
Sen hiç divane bir yıldız gördün mü?
O kadar yumuşak dokunuyorsun ki o yıldıza,
Bunun adı merhamet…
Editör: Suna Türkmen Güngör



















